iOS 5.1.1 Jailbreak’in Duyurusu Amsterdam’a Kaldı
Jailbreak programcıları da kendilerince bir yeniliği anons heyecanı yaşamak için beklediğimiz iOS 5.1.1 jailbreak‘ini bir pazar günü sessiz sedasız salmak yerine, daha farklı bir yol tercih etti. Jailbreak, Amsterdam’da 24-25 Mayıs tarihlerindeki HITB etkinliğinde yayınlanacak.
Chronic Dev Team dediğimiz ekip ile jailbreak’in asıl sahibi Pod2g, Amsterdam’daki bu ciddi etkinlikte sunum yapacaklar. Etkinlik ajandasından gördüğümüz kadarıyla, bu sunumlar, geçmiş jailbreak’ler ile ilgili. Jailbreak’in asıl sahibi Pod2g‘nin pompaladığı heyecan mesajlarından anladığımız da bu sunumlardan birinde, yeni jailbreak’in de anons edileceği.

İlginçtir, etkinliğin ilk günü, MuscleNerd‘in de baseband ve unlock’lar hakkında bir sunumu var. Tam cümbüş.
Bizim iş Amsterdam’a kaldı. 10 gün var.
iOS 6′dan Google’a: Haritanı Al da Git
Haziran’da yapılacak büyük iOS etkinliğine artık günler kaldı.
Geçen sene aynı etkinlikte iOS 5 duyurulmuştu. iOS 5, iPhone perestlere topyekün bulut terfisi yapan iCloud servislerini getirmişti. Bu açıdan bakıldığında, gerçekten doyurucu bir sürümdü iOS 5. Şimdi sıra, bir sonraki majör sürümde. Etkinliğin ilk günü, açılış nutkunda, iOS 6‘nın duyurusunu bekliyoruz.
Tahmini iOS 6 duyurusu yaklaştıkça, özellikleri hakkında söylentiler de yayılmaya başladı. Şu an elimizdeki en kesin söylenti, “Maps” uygulamasının veri sağlayıcı olarak Google Maps‘ı silip Apple‘ın kendi öz sunucularını tercih etmesi. Ancak 3 boyutlu şehir turları konusunda uzmanlaşmış firmaları (Placebase, C3 Technologies, ve Poly9) zaman içerisinde satın alan Apple‘ın bu konuda ses getirecek terfiye yöneleceğine kesin gözüyle bakıyoruz.
Peki bu Google Maps‘in neyi eksikti?
Bir kere adı Google olduğu için, Apple durumdan rahatsız. iOS 5 öncesi, Google ile veri anlaşmalarını bir sene daha kerhen uzattıklarını biliyoruz. Çünkü Apple, Maps’e veri sağlamaya hazır değildi. Şimdi kaynaklar, her şeyin hazır olduğunu söylüyor. Artık Maps dediğimiz gömülü iOS uygulaması, verilerini Google’dan değil Apple’dan alacak(mış).
Aslında iOS bünyesinde Google Maps‘in emekliye ayrılmasının ilk emarelerini Apple, üçüncü iPad duyurusunda saldığı iPhoto uygulamasıyla vermişti. iPhoto, şu an göstere göstere OpenStreetMap kullanıyor.

Web arama tarafında Google ile iş birliği, şu an devam edecek. Yakın bir zamanda da ön tanımlı arama sağlayıcının Google dışında bir şeye (Bing, Yahoo) dönüşeceğini tahmin etmiyoruz. (Ama siz, Türkiye’de popülaritesi artan Yandex’i istiyorsanız, her zaman olduğu gibi jailbreak özgürlükler ülkesine geçmelisiniz.)
Bir taraftan iCloud.com’da da hareketlilik var. iOS 6 ile muhtemelen, iCloud.com da yeni bir versiyona geçecek ve Hatırlatıcılar ile Notlar’ı web üzerinden kullanmaya olanak verecek. iCloud‘un henüz bizim göremediğimiz bir beta sitesinde, ilgili uygulamalar belirmiş:

iCloud’dan asıl beklediğimiz bu değil aslında. iMessage‘ın web sürümünü yayınlasalar kendilerine daha çok dua edeceğiz. Mac için iMessage yola çıktı fakat Windows için henüz haber yok. Web olsa, evrensel bir şekilde, iMessage kullanıcıları birbirleri arasında mesajlaşabilecek ki gayet faydalı olur. Belki stratejileri gereği, bu işi çok sonraya attılar, bilemiyoruz.
iOS 6‘nın Siri’ye ek kabiliyetler ekleyeceği de kesin. Peki neler olacak bunlar? Dile getirilen en sıcak ipucu, Siri’nin üçüncü iPad‘e gelecek olması. Üçüncü parti uygulamalara açılması, şu aşamada sürpriz olur.
Tüm bunlar bir yana, benim şahsen en büyük iOS 6 beklentim, üçüncü parti bildirim merkezi aracı (custom widget) geliştirme desteğinin SDK‘ya eklenmesi. Eğer App Store’daki uygulamalar, artık “widget” da eklemeye başlar ise, bildirim merkezimiz epey bir şenlenir. Şu ana kadar sadece jailbreak sonrası yükleyebildiğiniz bu widget imkanları, App Store ile tüm kullanıcılara yayılmış olur. Belki farkındasınızdır, Türkiye’nin ilk widget’ı Paragöz, iPhonePerest tarafından Kasım 2011′de Türkiye kullanıcılarına sunuldu. O günden bugüne 4000 kişi tarafından indirildi. Apple, SDK’ya widget desteğini eklediğinde, Paragöz’ün App Store‘a girmemesi için hiçbir neden yok.
Güncelleme: Bugün yeni dedikodular çıktı. Meğer Siri, üçüncü taraf uygulamalara açıklacakmış. Eğer bu olacaksa, büyük bombalar patlayacaktır. Jailbreak dünyasında örneklerini gördüğümüz özelleşmiş Siri komutları, App Store’daki uygulamalara da gelerek, iPhone’u son derece eğlenceli hâle getirecektir. Yeni söylentilerin bir diğer iddiası: iTunes’in de artık antika olmuş arayüzü elden geçecek ve Spotify ile yarışmaya çalışacak. Spotify, iTunes’e benzer ama daha üstün bir arayüzün nasıl adam gibi yapılabileceğini göstermiş ve iTunes’i fena tokatlamıştı. Şimdi iTunes’in karşılık verme zamanı.
iOS 5.1.1′in Fethi ve Redsn0w’la Geriye Dönmek
Bu hafta, iOS’u hakkını vererek kullanmak isteyen jailbreak’çi camia için aktif gelişmelerle geçiyor.
Paylaşacağımız ilk gelişme, zaman zaman Twitter hesabımızdan da duyurduğumuz gibi iOS 5.1 ve 5.1.1′in jailbreak meselesi. Başımıza gelen en cengaver Fransız olan Pod2g‘nin amansız çabaları sonunda meyve verdi ve tüm dünyanın beklediği iOS 5.1.1 jailbreak’ine çok az kaldı. Programcının verdiği son bilgilere göre, elindeki tüm açıklar ile iOS 5.1.1 yüklü üçüncü nesil iPad’i untethered jailbreak yapmak mümkün olabildi. Programcımız, şimdi artık paketleme safhasına geçecek ve bu jailbreak’i herkesin kullanabileceği basit bir yazılım biçimine dönüştürecek. Bu da çok uzun sürecek bir çalışma olmayacaktır.
Pod2g’nin duyuracağı iOS 5.1.1 jailbreak’inin en önemli özelliği, üçüncü iPad için çıkacak ilk jailbreak olması. Daha önceki iOS 5.0.1 jailbreak’inde de Pod2g aktif rol almış, aşamadığı bazı noktalar için diğer jailbreak programcılarını yardıma çağırmıştı. Tarihe “ittifak kuvvetleri” (united jailbreak team) diye geçen bu oluşum, kısa bir eforla, Pod2g‘nn Corona‘sını A5 cihazlara uygulanabilir hâle getirmişti. Yani iPhone 4S‘in de ilk jailbreak’i, dolaylı olarak Pod2g elinden çıkmıştı.

Kamuya açık olan son jailbreak’lere baktığımızda, Pod2g‘nin önemli katkıları olduğunu görüyoruz. Çıkacak olan son jailbreak’inde de Pod2g, bir dizi açığı sofistike şekilde harmanlayıp neticeye ulaşıyor. Gerçekten haftalar, aylar isteyen, ucu açık, hedefi net olmayan bir çalışma. Ancak başarma azmi, engel veya zorluk dinlemiyor. Pod2g’nin bu jailbreak’te sadece kernel açığını (kerne açığı = untethered jb) başkasından (@westbaer) aldığını biliyoruz. Gerisi tamamen kendisine ait. Tebrikler.
Diğer konumuz Redsn0w‘daki enteresan güncelleme.
Dev-Team, bugün itibariyle, popüler ve jenerik jailbreak aracı, Redsn0w’a iOS 5.1‘den 5.0.1‘e geri dönme imkanı getirdi. Redsn0w, ayrıca tarihinde ilk defa firmware restore işine girmiş oldu.
iOS 5 çıktığında belki hatırlarsınız, firmware geri dönüşü için SHSH kaydının yeterli olmadığını, Apple’ın rasgelelik üzerine kurulu yeni bir tedbir daha getirdiğini duyurmuştuk. A4 cihazlarda bootrom seviyesindeki açıkla, Apple’ın tüm kontrolleri devre dışı bırakılabildiği için sorun A5′leri ilgilendiriyordu. iPad 2 ile başlayan yeni nesil A5 cihazların eski bir firmware’e dönüşü Apple tarafından ciddi bir biçimde engellenmişti.
Ama adamımız Musclenerd, surda bir gedik bulmuş. Redsnow, iOS 5.1.1 yüklü bir A5 cihazı, kayıtlı SHSH bilgisiyle iOS 5.0 veya iOS 5.0.1‘e düşürebiliyor. Yalnız bunu yapmadan önce, cihazı en son güncel versiyona “update” şeklinde geçiriyor.

Sanırım açık da burada. “Update” yaparken aldığı bir bilgiyi kullanıp eski sürümü tekrar basabiliyor (restore). Adamımızın dediğine göre, bu açık, kolayca giderilebilir. Apple, muhtemelen yeni sürümde bunu tespit edip düzeltecek. Kısa süreli bir imkan olduğu görülüyor.
Aslında Musclenerd, güzel şeyler buluyor ama epey geç kalıyor. İnsanlar, iOS 5.1.1‘in jailbreak’ini beklediği bir zamanda, iOS 5.0.1′e dönüş imkanını sunmak, doğal olarak hiç heyecan yaratmıyor. Camia, kendisinden daha işe yarar ve geniş kullanımlı exploit’ler ve teknikler bekliyor.
Şimdi en azından, ümitli bir bekleyişteyiz. iOS 5.1.1 sorunsuz jailbreak yapılabildi. Muhtemelen çıkan jailbreak, doğrudan iOS 5.1.1 için çıkacak. Elimizde iOS 5.1 veya öncesi olarak kalmış bir cihaz var ise, güvenle iOS 5.1.1′e yükseltip, Pod2g‘nin yazacağı araç ile şerbetleyeceğiz.
Bir de göreceğiz bakalım, Cydia, retina ekran iPad’e kendini hazırlamış mı!
AT&T Unlock’ın Tadını Kaçırdı
Nisan ortalarında sözleşmesiz iPhone‘ları kütür kütür unlock yapmaya başlayan AT&T, şimdi unlock’ı zorla verir hâle geldi. İlk başlarda, Skype üzerinden yapılan çağrı merkezi aramalarına veya canlı destek sohbetlerine anında yanıt veren ve müşteri olsun olmasın, IMEI veren herkesin cihazının unlock işlemini hallederken, şimdi müşteri olmayan herkesin taleplerini geri çeviriyor.
Eğer fatura gösterebiliyorsanız, bir şansınız var. AT&T unlock yapmayı kabul edebilir. Telefonu ikinci(+) el alıp faturasına sahip olmayanlar için avuç yalama söz konusu sanki?
Ancak bizce bir şans daha var. Gerçek bir AT&T müşterisi bulursanız, 5′e kadar unlock hakkı olan bu adamların üzerinden, IMEI verip unlock talebi yapabilirsiniz.
Öte yandan biz gündeme getirmedik ama Jailbreak dünyası da kendine kısa süreli bir unlock yöntemi bulmuştu. Gerçekten zekice bir hareketti. Uzaklardan bir meraklı, SAM adlı jailbreak’le gelen aktivasyon aracındaki bir özelliği kullanıp desteklenmeyen bir SIM kart için legal aktivasyon kodu almayı başardı. Aktivasyon, sadece tek bir SIM karta olduğu için farklı bir unlock yöntemi oldu bu. Bu açık, doğrudan Apple’ın aktivasyon sunucularındaki bir hataydı. Apple, çok geçmeden uyandı ve hatayı kapattı. O kapatana kadar alınmış SIM’e özel aktivasyon kodları, neyse ki sonsuza kadar (tek bir SIM’e özel) geçerli. Gerçekten ilginç ve eğlenceli bir unlock yöntemi görmüş olduk. Unlock’ın zor adamı MuscleNerd bile hayretler içinde kaldı. Çünkü kendisi aylarca uğraşıp, iPhone 4′ün baseband’ini alt edememişti.
iOS 5.1 Jailbreak’i Nerede Kaldı?
Jailbreak dünyasını eskiden beri takip ediyorsanız, her bir sürüm için jailbreak hazırlığının öyle çok hızlı olmadığı ve bekleme sürecinin aylar aldığını biliyor olmalısınız. Size üçüncü iPad ele geçtikten sonra, üzerinde yüklü iOS 5.1‘in jailbreak’ine dair ilk sevindirici haberleri aktarmıştık. Bu haberlere göre, üç farklı koldan bir çalışma mevcuttu. Hatta Dev-Team bu üç farklı çalışmayı blog yazısı olarak yayınladı.
Her yeni iOS sürümü, bir öncekindeki açıkları kapatmanın yanısıra ilave güvenlik katmanları da devreye sokarak, iOS‘un güvenli kalmasını sağlamaya çalışıyor. Jailbreak her sürümde görünüşte daha da zor olmasına rağmen, bir yandan eklenen kullanıcı taraflı yeni özellikler, yeni açıklar doğuruyor. Sistem bir yandan yamalanırken diğer yandan yeni frikikler veriyor.
Şimdi elimizde iOS 5.1 var. Üç farklı ekip iOS 5.1‘in güvenlik katmanını geçtiğini ilan etmişti. Fakat bu üç arkadaşın yöntemlerinden ikisi dağıtılabilir değil. Dağıtılabilir olanın da sahibi afedersiniz biraz uyuz. Alman güvenlikçi Stefan (i0n1c), jailbreak konusunda teorisyon olacak kadar ileri gitmesine rağmen, elindeki 5.1 kurtçuğunu dağıtmaktan imtina ediyor. Elinden zorla alacak değiliz. Ama böyle bir bilgiye sahip olduğunu ilan edip, kenara çekilene camiada pek iyi gözle bakmazlar. Hatta yazışmalara göre Stefan, geriye çekilmek bir tarafa, jailbreak’lerin bağış usülü çalışmasına karşı isyan içerisinde. Madem bu amme yöntemini beğenmiyor, kendi yeni bir dağıtım yöntemi bulsun, para kazansın, SUV alsın.
Bu üçlemeyi bir tarafa bırakalım. Asıl haber, Fransız elemanımız Pod2g‘den geliyor. Pod2g, birkaç gündür 5.1‘i devirmeye yönelik adımlara hız verdiğini söylüyor. Son verdiği haber, nihayet ASLR‘yi geçtiği. “ASLR nedir lo?” diyorsanız, eskiden yazdığımız bir yazıya geçebilirsiniz.

Pod2g, kullanıcı taraflı bir açık silsilesiyle adım adım ilerleyip 5.1‘in jailbreak’ine yaklaşıyor. Bu işlemin olgun bir araca dönüşüp, kamu oyuna sunulması biraz zaman alabilir.
Biz beklemeye razıyız. Yeter ki eleman bir ışık versin.
Rüya Gibi: AT&T iPhone’ları İçin Unlock Festivali Başladı
AT&T‘nin Apple ile stratejik ortaklığı bittikten sonra tam da Lumia 900‘ü satışa çıkardığında aldığı “unlock” kararını twitter adresimizden erkenden duyurmuştuk. Ancak siteye yazacak kadar vaktimiz olmadı açıkçası. Bu nedenle, sıkı okuyucularımıza, mutlaka twitter’dan da bizi takip etmelerini öneriyoruz.
Şimdi gelelim şu “unlock” meselesine. Evet, AT&T sözleşmesi biten ve sözleşmesiz olarak satılan, kendine kilitlenmiş iPhone‘ları radikal bir adımla açacağını söyledi. Şimdi de kütür kütür açıyor.

Bu açma işlemini, diğer operatörler gibi klasik yöntemle uyguluyor. Müşteriden IMEI numarasını alıyor. Apple sistemine iletiyor. Apple da AT&T‘nin talebi üzerine telefona unlock kodunu iTunes üzerinden basıyor. Apple hiçbir zaman kendi kendine kilit açmıyor. Kilit açma talebinin doğrudan operatör üzerinden gelmesi gerekiyor.
AT&T‘ye IMEI numaranızı nasıl bildireceksiniz?
İşte şenlik burada başlıyor. Çünkü AT&T için bu durum çok yeni ve şirketin çağrı merkezi veya diğer destek birimleri afallamış durumda. Her görevli farklı bir gerekçeyle sizi reddedebiliyor. Olaydan haberi olmayanlar da az değil.
Yöntem birden fazla. Bir tanesi canlı web sohbeti. Bir tanesi çağrı merkezinden sesli görüşme. Bir tanesi destek adresine e-mail atma. Telefonla yapanlar yurt dışında epey fazla. Fakat aksanı düzgün olmayanlar için telefonu önermiyoruz. Mail adresi ve IMEI numarasını karşı tarafın çok düzgün anlaması gerekiyor. En temiz yöntem, şu an “chat” gibi duruyor.
Canlı sohbet adresi ve konuşacağınız konular için lütfen donanım haber’deki hararetli başlığa göz atın: http://forum.donanimhaber.com/m_59599359/mpage_5/key_/tm.htm . Burada arkadaşlar, konuşmalarının dökümünü de ekliyorlar. Hatta aralarında sabitledikleri agent’lar var, onlara denk gelmeye çalışıyorlar. (Benden duymuş olmayın, Anna adlı agent, hemen unlock yapıyormuş.)

at&t unlock muhabbeti
Bu çok güzel bir haber. Gevey‘le veya Ultrasn0w‘la yaşamaya mecbur kalan iPhone‘luları özgürlüğe terfi ettiriyor.
Bu işe herkesten çok da acil servis 112 sevinecek !
Not: Var olan 5.0.1 jailbreak’ini kaybetmeden unlock yapabilmek için cihazı Redsn0w ile deaktive etmeniz ve peşinden iTunes üzerinden Türkiye SIM kartınızla aktive etmeniz yeterli olacaktır. Yeniden yükleme gibi tarzanlıklara girmeyiniz.
iOS 5.1 Jailbreak’inde Güzel Haberler
Dev-Team, daha iPad 3 kargoları teslim edilmeden, ağzındaki baklayı çıkardı. iPad 3 de dahil, elimizdeki yeni nesil tüm iOS cihazlarını kapsayan iOS 5.1 jailbreak’inin üç ayrı koldan geliştiğini duyurdu.
Bu kollardan birisi, MuscleNerd‘in bizzat kendisi. Aylar önce kendi kendine iOS 5 için videosunu gösterdiği jailbreak‘in 5.1′de de geçerli olduğunu söylüyor.
Diğer kollardan birisi, makara adamı Alman @i0n1c. Twitter’a Cydia yüklü iOS 5.1′ini koyarak, mesajını veriyor. Elinde bir jailbreak var ama yine camiayla dalga mı geçecek? Göreceğiz.
Bir de ismi verilmeyen bir zatın bambaşka bir yöntem üzerinde çalıştığını söylüyor MuscleNerd.
Neticede, güzel ve bereketli bir dönemdeyiz.
iOS 5.1 jailbreak’i beklediğimizden yakın olabilir. iPad 3, daha çıktığı gün jailbreak yapılabilen (0-day) bir cihaz olarak tarihe geçebilir.
Umarız.
Güncelleme: Beklenen oldu ve iPad (3) çıktığı gün, adı gibi yine “üç” farklı yöntemle jailbreak yapılan ilk iOS cihazı oldu, tarihe geçti. Hiç bu kadar çabuk olmasını beklemiyordu camia. Açıklardan iki tanesi, MuscleNerd ve Chpwn’in elinde olanların dağıtım için geliştirici hesabı gerektirdiği söyleniyor. Alman Stefan’ın elindeki ise en olgun ve dağıtılabilir yöntem olarak konuşuluyor.
Adamlara biraz vakit verelim. Kararlaştırsınlar kimi öne süreceklerini. 5.1 jailbreak’i çok yakın gözüküyor.
III. iPad Tahta Çıktı
iPad, tablet bilgisayarların padişahı olduğuna göre, Osmanlı padişahlarındaki numaralandırma yöntemini kullanabiliriz: III. iPad. Çünkü Apple, yeni iPad‘e bir isim vermedi. Bizi imparatorluk günlerine götürdü. Kendi kategorisini inşa etti diyorlar ya. Kendi imparatorluğu işte.
Tablet padişahlığı,şimdi üçüncü nesle geçti.
Üçüncü iPad anons edildi edileli, ana akım medyadan tutun, irili ufaklı teknoloji sitelerine kadar her yerde, ne getirdiğini, ne götürdüğünü ve “ahaha ‘yeni iPad’miş adı” tarzında serzenişleri duymuş, okumuşsuzdur. Her zamanki gibi temcit pilavına boğmayacağız sizi.
Başka yerde okuyamayacağınız şeyleri yazıp, noktayı koyacağız.
Üçüncü iPad, Gerçekten Dört Bacaklı mı?
Apple, hiçbir teknik spesifikasyonu abartmazken, nedense işlemci konusunda diğerleriyle bir yarışa giriyor. Vatandaş için çekirdek sayısı çok önemliymiş gibi, bunu afişe ediyor. Çekirdek meselesi oysa, vatandaşı pek de ırgalamıyor. “Geek” ergenler ve teknoloji meraklıları dışında, çekirdek sayısıyla hayal kuran var mı?
Gerçek şu. Apple‘ın çekirdek havası, doğrudan diğer üreticileri hedef alıyor. Apple diyor ki Nvidia‘yı solladık. A5X: Dört çekirdek grafik işlemci!
Bu demek oluyor ki A5X, aslında dört çekirdekli bir işlemci değil. İçindeki grafik işlemci birimi dört çekirdek. Ancak merkezi işlemci (CPU) hâlâ iki çekirdek.

O nedenle, A5X‘i dört çekirdekli işlemci kategorisine almamamız gerekiyor.
Buna rağmen, Apple, pazarlama ağzıyla hep bu işlemciye dört çekirdek diyecek. Sonuna da “graphics” ekleyecek.
Peki CPU‘nun dört çekirdek olması çok mu gerekliydi? Hayır. Apple, gereksiz bir ilerlemeden kaçmış. Yeni cihazda ihtiyacı olan şey, daha hızlı grafik işleme olduğu için grafik tarafını dörtlemiş.
Ne için?
Retina İçin!

Üçüncü iPad‘in elbette birinci ve bayrak özelliği ekran çözünürlüğündeki insanlık sınırlarını aşan ilerleme. Yeni iPad’in nesi yeni diyenlere “”ya bi tek çözünürlük” diye cevap verenlere diyecek bir şey bulamıyoruz. Bu ebattaki cihazda “çözünürlük”, başka kimsenin çözemediği, sadece Apple’ın çözdüğü bir uzmanlık alanı. O nedenle iPad’e başka hiçbir şey koymayın, sadece çözünürlüğünü artırın, yine yeni ve itibarlı bir cihaz olmayı hak eder.
Demek istediğimiz, küçümsenecek bir terfi değil bu.
Çünkü işinin uzmanı üreticiler, sınırları zorlamışlar ve Apple’ın bu tasarımını gerçeğe dönüştürmüşler. Anlaşılan, çok da kolay olmamış.
Apple, iPad’in tanıtım mottosunu nüktedan bir tarzda “Resolutionary” olarak belirlemiş. Hakikaten öyle. Yeni iPad, bilgisayar dünyasında “çözünürlük devrimi” yapıyor. Saygıyla alkışlıyoruz.
Kamera Aşkı

III. iPad’in eskisine göre ilerlediği diğer bir nokta, arkadaki kamera. Bu kamera için 5 megapiksellik algılayıcı kullanılıyor. Bununla yetinilmiyor. Kameranın optik kalitesinde ve düzeneğinde ilerlemeler var. Teknik detaylarına girmeyelim. Adam gibi fotoğraf çekmeye yarayan bir kamerası olacak iPad’in.
Yurt dışında, elinde iPad, birbirlerinin fotoğraflarını çeken gençleri gördüğümüzde, “bu ne densizlik” şeklinde hayıflanmıştık. Apple, bu son hareketiyle bizi mahcup edecek. Fotoğraf ve video çekmenin kültürünü sarsacak. Elinde kocaman ekran, çekim yapmaya çalışan insanları daha fazla göreceğiz artık. Abes kaçmayacak.
Çünkü arkadaşlar, elimizdeki malzeme hakikaten güzel fotoğraf çekecek. Kocaman ekranda, detayları göre göre çekim yapmayı da herkes farklı bir deneyim olarak tadacak ve korkarım, hoşa da gidecek.
Her geçen gün SLR makinelerin LCD ekran boyutlarının büyüdüğü günümüz dünyasında 10 inçe yakın ekranıyla iPad farklı bir yer edinecek.
1080p video kaydı konusuna girmek istemiyorum.
LTE
3G ve 4G hadi kulağı tırmalamıyor da bu LTE bizim için pek anlamsız duruyor. Ülkemizin 3G’ye zar zor geçtiğini hatırlarsınız. Frekans ihaleleri iptal ola ola epey gecikmiştik. Biraz daha geç kalsak, iPhone 4 gibi cihazları Edge’te kullanmak zorunda kalacaktık. Şimdi de LTE diyorlar iletişimin babaları. Kendisi, dördüncü nesil mobil veri iletişim standardı. Harfleri açınca da garip bir şey çıkıyor: uzun vadeli evrim!

Ne demekse artık.
Hâsılı, LTE henüz ülkemizde ve dünyada olgunluk seviyesine ulaşmış bir teknoloji değil. Amerika’da ana akım operatörler, yeni yeni başladılar bu işe. Apple LTE’li ilk cihazını yaptı ve operatörlere bir çimdik atmış oldu.
Bir sonraki iPhone’un doğal olarak LTE’li geleceğini hissedebiliyoruz. Mobil dünyada aşırı yüksek veri hızlarına ulaşmamızı sağlayacak bu teknoloji için, tüm operatörlerin hazırlıklarını halledip, Eylül-Ekim’deki yeni iPhone’a – artık “şu yeni iPhone” mu olur adı ne olur – LTE’yi yetiştirmeleri gerekiyor.
Yalnız sorun şu. LTE’de operatörlerin tercih ettikleri farklı frekans aralıkları var. Örneğin AT&T ve Verizon, ayrı tellerden çalıyorlar. Apple, üşenmemiş, iki ayrı iPad yapmış yine bunlar için. Bence, yeni iPhone’da böyle saçmalık olmamalı. Tüm LTE bantlarını destekleyecek bir cihaz çıkarmalılar. Neyse parası verelim.
Lafın sonunu Turkcell ve Vodafone’a getirelim. Sevgili Türkiye’nin önde gelen ve ihalenin kaymak tarafını alan operatörler… 3G’nin ilk başladığı günlerde LTE testleri ile medyayı meşgul ederken güzeldi. Takdir ediyorduk. Sınav bu sene başlıyor. Aldığınız ihale, 3G için değildi sadece. 4G’yi de kapsıyordu. Öyle okumuştuk. Şimdi hasat zamanı. Bize LTE getirin. Hazır RTE iktidardayken, LTE‘nin tam zamanı.
Geçmişten bir yazımızı hatırlatarak kapatalım: iPhone, LTE’ye ne zaman kavuşur?
2007′de dünya 3G diye inlerken, iPhone‘u 2G olarak piyasaya sürmüşlerdi. LTE’de ise geç kalmış sayılmaz. Eğer testler başarılı giderse ve de Qualcomm yongasını adam ederse,LTE‘nin bir sonraki iPad‘e, iPad 3‘e yetişebileceği kanaatindeyiz. Ona yetişirse, iPhone 6′da (altıncı nesil iPhone kastediliyor) LTE olmaması için hiçbir neden yok.
…
Özetle, III. iPad, geleneksel iPad fiyat bantlarını koruyarak ve bir önceki iPad’in de fiyatlarını aşağı çekerek, tablet bilgisayar pazarındaki tek kayda değer oyuncu olma özelliğini Apple’a emanet ediyor.
Alıp almayacağınıza kendiniz karar verin. iPhonePerest olarak alış veriş rehberliği malesef yapmıyoruz.
Eğer alırsanız, güle güle kullanın.
iPad 3 Tanıtımına ScribbleLive Darbesi
Çok kalmadı şunun şurasında 7 Mart Çarşamba‘ya. Türkiye saatiyle akşam 8′de Apple‘ın yeni nesil birkaç cihazı sahneye çıkacak, arz-ı endam edecek.
Genelde bu tür dışa kapalı, sadece davetli medya temsilcilerine açık olan etkinlikleri, internet üzerinde “live blog” hizmeti veren siteler üzerinden takip etme geleneği vardır. Geçtiğimiz birkaç etkinlikte bizim de uyguladığımız siztem, live blog platformlarından en bilineni olan ScribbleLive‘dan bir deneme hesabı açıp, etkinliğe ait anlık bilgileri oradan okurlarımıza vermek olmuştu.
ScribbleLive, bir önceki iPhone 4S tanıtımında resmen göçtü. Bir yarım saat, stabil hizmet veremedi. Milletin live blog hizmeti kursağında kaldı. Parasıyla bu hizmeti satın alanlar da yarı yolda kaldı. Bu facia, bir süre konuşuldu ve kayıtlara geçti.
Neticede, tüm insanlık, aynı anda aynı şeyi yapmaya çalışırsa, yer yüzünün sınırlı kaynakları talebe cevap veremez oluyor. Bunu görmüş olduk.
Şimdi önümüzde iPad 3 etkinliği var. Yine birçok site, dünyanın birçok noktasından, kendi dilindeki okurlarına etkinliği an be an yansıtmaya çalışacak.
Öyle zannediliyordu. ScribbleLive, bedava hesaplara erişimi etkinlik boyunca kapatacağını duyurana kadar.
Yani para vermeden Live Blog yayını yapmanız artık mucize.
Bu nedenle, biz de en uygun seçeneğe, yani sudan ucuz olan Twitter’a dönüyoruz. Bu ve önümüzdeki zamanlardaki tüm canlı etkinlikler için kullanacağımız özel Twitter adresi:
@liveperest
Hemen takip listenize ekleyin ve Çarşamba günü yapacağımız yayını bekleyin. Ayrıca ana hesabımız olan @iphoneperest‘i takibe almadıysanız, şimdi tam zamanı.
Bu arada söylentiler yine kafa karıştırıyor. Home butonu gitti diyenlerin yanı sıra duruyor diyenler de kendi argümanlarını sunuyorlar. Apple, güzel bir eşek şakası yaptı galiba. Fiyatlar konusundaki en son tahmin de seviyenin korunacağı yönünde.
Hep böyle oluyor aslında. Söylenti borsası birkaç hafta önceden yukarıdan açılıyor ve etkinlik gününe doğru epey söndürülüyor. Etkinlikten bir saat önce, neredeyse hiçbir yenilik olmayan, “tahta gibi düz bir tablet” çıkacak seviyesini görebiliriz.
Neyse. @LivePerest‘te buluşalım. Çarşamba, akşam 8. Karnınız tok gelin.



