FaceTime Nasıl Çalışıyor?

Eylül 25, 2010 by · 9 yorum 

Not: FaceTime ile ilgili daha çok teknolojik tanıtım havasındaki yazımızı buradan okuyabilirsiniz. Bu yazımızda ise, FaceTime‘ın arka planından bahsedeceğiz.

Madem iPhone 4 Türkiye’de resmen satışa çıktı ve madem artık ellerdeki iPhone 4 oranı geometrik olarak artacak; ülkemizde de FaceTime kullanımı başlayacak demektir. 3G teknolojisinin “görüntülü görüşme” ile eş değer tutulduğu dönemler geride kaldı ve artık “görüntülü görüşme” su gibi, ekmek gibi sıradan olmuş duruma. Peki tüm bu sıradanlığa Apple’ın geriden gelerek katılması neyi değiştirecek? FaceTime hakikaten fındığın fiyatına çare bulacak mı?

Bir kere anlaşalım. FaceTime, aynen UMTS gibi görüntülü görüşme sağlıyor. İşlev olarak bundan farklısı değil. Fakat standart görüntülü görüşmeye göre çok daha kaliteli görüntü ve ses vaat ediyor. Peki kısıtları neler?

  • Şu an sadece iPhone 4 ve son nesil iPod Touch‘lar arasında çalışıyor.
  • Şu an sadece Wi-Fi bağlantısı üzerinden çalışıyor. Operatörlerin nazlı 3G şebekesini kullanmıyor.

FaceTime’ı Aktifleştirmek Ne Demek?

FaceTime‘ın aktifleştirilme gibi bir ön derdi var. Apple, FaceTime iletişimini tamamen kendi yönetiyor. Bu nedenle, FaceTime kullanacak telefon sahibinin numarası üzerinden bir kayıt alıyor. FaceTime’ı etkinleştirebilmek için, çalışan (aktif), SMS alıp verebilen bir hattın, telefona takılı olması gerekiyor.

FaceTime‘ın aktifleştirme sürecini “Ayarlar > Telefon” kısmından başlatabiliyorsunuz.

Bu etkinleştirmenin ilk adım, telefonunuzun arka planda, uluslararası bir telefon numarasına SMS göndermesi. Genel olarak tespit edilen numara, bir İngiltere (+44) numarası. Amerika‘da farklı lokal numaralar olabiliyor. Eğer Türkiye’deki operatörler FaceTime aktifleştirmesine doğrudan destek vermiyorsa (veriyor mu bilmiyorum) uluslararası SMS tarifesinden ücretlendirilerek yapıyoruz bunu.

Gönderilen SMS‘lere cevap olarak bir takım şifreli bilgiler yine SMS olarak geliyor. Bunların hepsi arka tarafta. Görmüyorsunuz!

Gelen SMS‘lerle iPhone kendini yapılandırıyor ve size FaceTime‘ın aktif olduğunu gösteriyor.

Görüşme Nasıl Gerçekleşiyor?

Öncelikle her Wi-Fi bağlantısının ilk aşamasında, iPhone eve bağlanıyor. Yani Apple‘a. Apple sunucularındaki bir adrese (www.apple.com/library/test/success.html), istek yapıyor. Gelen yanıtı kontrol ediyor, bir de kendine hazırlanmış bir paketi alıyor. Bu başlangıç iletişiminin neticesinde, iPhone kendini Apple‘a o anki ağınızın dış IP‘si üzerinden kayıt ettiriyor. (Bu iletişimi güvenlik duvarları engelleyebilir!)

Apple artık sizin telefon numaranızı ve IP numaranızı biliyor. iPhone‘unuzu, Jabber sunucusuna katıyor. FaceTime aramalarına hazırsınız.

Tam bu durumdayken, rehberinizden bir ismi açıyorsunuz. FaceTime tuşuna basıyorsunuz:

Apple sunucularına o kişinin telefon numaralarıyla kaydolmuş bir IP var mı diye soruluyor. Var ise… cümbüş başlıyor:

Kaliteli bir ses / görüntü transferiyle iletişimin tadına varıyorsunuz.Wi-Fi üzerinden görüştüğünüz için de telefon faturası endişeniz olmuyor. (Teknik bir detay: karşıdaki ile uçtan uca görüntülü SIP görüşmesi yapmış oluyorsunuz.)

iPod Touch’ta Telefon Hattı Yok; O Nasıl Oluyor Edi?

Efendim, iOS 4.1 ile FaceTime aktivasyonu, e-mail adresi üzerinden de yapılır hâle geldi. Yukarıdaki aktivasyon işleminin size ait bir e-mail adresi ile yapıldığını düşünün. İşte iPod Touch ve bundan sonraki telefon özelliksiz çıkacak bilgisayar ve tabletler e-mail temelli FaceTime aktivasyonu yaparak oyuna girecek.

FaceTime‘ın ilk başta telefon numarası ile başlaması, iPhone‘dan ötürü. iPhone ile biriyle şebeke görüşmesi yaparken FaceTime‘ı kolayca açabilin diye. Telefon numarası ile aktivasyon daha öncelikli olmuş doğal olarak.

Wi-Fi Yoksa FaceTime Yok mu?

Olmaz mı? Apple dairesinde mümkün olmasa da Jailbreak Özgürlükler Ülkesi‘nde FaceTime‘ı 3G veri şebekesi üzerinden de kullanmanızı sağlayacak çözümler mevcut. Yani açık alanda, Wi-Fi uğramamış yerlerde jailbreak sayesinde FaceTime’laşabilirsiniz. (3G internet faturanıza ne kadar yük bineceğini bilemiyoruz; test etmedik.)

Ancak bu operatörlerin istemeyeceği bir şey olabilir. Kasıtlı olarak FaceTime sunucularına 3G şebekesinden erişimi bloklayabilirler. O zaman afedersiniz ama avcunuzu yalarsınız.

Cydia‘da FaceTime ile ilgili aramalar yaparak, 3G’den FaceTime‘laşmanın yolunu açan programcıklar satın alabilirsiniz.

Gerisi Gelir…

FaceTime, iPhone 4 ile başladı. iPod Touch ile ikinci adımını attı. Sırada Mac OSX* için bir uygulama… ve elbette kamera donanımlı iPad 2* olabilir. Hatta Apple, Windows için de bir uygulama yazarsa çok akıllıca olur.

FaceTime lafını gün geçtikçe daha çok duyacaksınız. Duydukça, bu sayfaya ara ara uğrarsınız. En azından Google bizi buluşturur.

İyi FaceTime‘lar.

* Yazının ilk yayınlanma tarihinden bugüne dek, Mac ve iPad, tıpkı söylediğimizi gibi FaceTime donanımına kavuşmuştur.

iPhone’u Tivibu ile Konuşturan Kumandan Yayında!

Eylül 18, 2010 by · 4 yorum 

TTNet‘in başarılı internet televizyonu “Tivibu” uygulamasını artık iPhone‘dan rahat rahat kumanda edebilirsiniz. İki hafta önce demo video’sunu yayınladığımız uygulamanın AppStore‘da yayına alındığını haber vermek isteriz.

Uygulamanın çalışabilmesi için Tivibu‘nun çalıştığı bilgisayarda bir Windows uygulaması çalıştırmak gerekiyor. Oldukça hafif bu iki uygulama, iPhone‘u bir Tivibu kumandasına dönüştürüyor.

İhtiyacınız olan en önemli şey bir Wi-Fi bağlantı. Tivibu‘yu çalıştırdığınız bilgisayara, Kumandan Wi-Fi üzerinden erişip size kumanda sağlayacak.

Kumandan’ın demo’sunu tekrar izleyebilirsiniz:

Kumandan, AppStore’da Tivibu keyfini artırmak isteyenleri bekliyor:

Ayrıca Kumandan’ın yeni versiyonlarında çok daha yetenekli olacağını öğreniyoruz. Umut verici!

Kumandan’ın web adresi: kumandan-iphone.blogspot.com
Kumandan’ın ana destekçisi: iPhonePerest!

iOS 4.1 ile Gelen Bayramlıklar

Eylül 8, 2010 by · Yorum bırakın 

Biliyorsunuz, 4.0′dan sonraki ilk majör sürüm 4.1. Majör sürüm, az biraz yeni özellikler ve kapsamlı düzeltmeler içermeli. Nitekim, iOS 4.1′in haftalardır beta’ları test ediliyordu. Geçen haftaki Apple etkinliğinde GM kodlu nihai versiyon öncesi son derleme yayınlandı ve bugün de resmen kararlı versiyon son kullanıcıya yansıdı. Yani iOS 4.1 çıktı!

Şimdi iOS 4.1′e yükselme vakti mi? Acaba?

Jailbreak‘çiler ve unlock‘çılar için peşin uyarı: yükselmeyin. Yine de iOS 4.1 ne getiriyor, bilmekte fayda var. Dilerseniz alt başlıklarla detaylara dalalım.

Eyvah: Yeni Baseband!

Baseband, Amerikan’ların nasırlı ayağı. Amerika’da iPhone’unu AT&T dışında bir operatör ile kullanmak isteyen herkes bu amansız baseband kilidine çarpıyor. Ultrasn0w, 4.0 ile gelen 01.59.00 numaralı versiyonu çözüyor. Ancak Apple, 4.1′e mayın koydu. Baseband’e yeni versiyon atıyor. Ultrasn0w’u etkisiz hâle getiriyor. Amerikan halkı tehdit altında!

Sadece Amerikan halkı mı? Burada biz de haftalardır yazıyoruz. Telefonu herhangi bir şekilde SIM kilitli alan Türkiye vatandarşları da bu baseband teröründen etkilenecek.

Elinde kilitli telefonu olanlar, siper alarak mevcut iOS firmware’lerinin SHSH’larını kaydediyor ve iTunes’in “update” butonuna basmamak için dua ediyor. Kişinin kendinin uyanık olması yetmiyor. Eşi, dostu da bu butona basıp, telefonun baseband’ini mıncıklayabiliyor.

Game Center

Apple, iOS 4 sunumunda duyurduğu sosyal oyun mecresını sonunda hayata geçiriyor. Önünüzde bir oyun ağı var. Elinizde bu oyun ağına bağlanabilen bir iPhone. iOS 4.1, iPhone’u bir Game Center istemcisi yapıyor.

HD Video Yükleme

Videoları çekip turşusunu kurmayalım diye Apple, HD video kabul eden mercilere yükleme yapma imkanı veriyor. Jailbreak’çiler için pek de heyecan vermeyen şeyler değil mi?

HDR Fotoğraf

HDR, üç beş yıl önce Flickr camiasında popüler olan, her üyenin elinin değdiği bir pozlama tekniği. Apple, bunu iOS 4.1′de kamera uygulamasına entegre etmiş. Bu işi yapan üçüncü parti uygulamaları bertaraf ediyor.

HDR’nin pratikteki faydası: bir plan içerisinde değişik pozlama değerleriyle elde edilebilecek net görüntüleri harmanlıyor. Ortaya tek ama toplamda net bir görüntü çıkıyor.

iTunes Ping

Ping, Apple’ın yeni icat etmiş gibi sevindiği müzik ve medya odaklı sosyal etkileşim ortamı. iTunes 10 üzerinden çalışıyor. iPhone da kendi içindeki iTunes ile saza ve söze katılıyor. 4.1′in de Ping’i var.

iTunes Kiralama Hizmetleri

Yeni hizmet ile iPhone’da izlemeye TV dizisi kiralayabiliyorsunuz; hem de 1 dolara.

Performans

iPhone 3G’yi dağıtan iOS 4 için “kusura bakmayın” sürümüdür iOS 4.1. 2. nesil iPhone’cuların performanstan uçmasalar bile hafiften sevineceğini düşünüyoruz.

Düzeltmeler

Olmazsa olmaz düzeltmeler. Bluetooth ve yakınlık sensörü konulu düzeltmeler, iOS 4.1′de sizi bekliyor.

Jailbreak Cephesi

iOS 4.1 için yayınlanmış bir jailbreak yok. iOS 4.2 için bir jailbreak hazırlığı kesin. Fakat 4.1 ile 4.2 arasındaki sürede bir jailbreak yayınlanır mı hâlâ muamma. Pod2g adlı iPhone’lardaki meşhur donanımsal açıkları bulan zatın yeni bir açık bulduğu söyleniyor. Göreceğiz.

Jailbreak’i sevenlerin yapmaları gereken şey her zamanki gibi SHSH’ı cepte tutmak.

Unlock Cephesi

Cephelerin en gözü yaşlısı olan bu cephe için yazı başında da dediğimiz gibi iOS 4.1 bir mayın. DevTeam, bir jailbreak çıkartıp iOS 4.1′e baseband güncellemeden (yani mayına basmadan) geçme prosedürü oluşturana kadar kımıldamak yasak.

Unlock’çıların sağdan soldan duyduklarıyla heyecana kapılıp yanlış bir hareket yapmamaları gerekiyor. iPhonePerest’e güveniyorsanız, biz yazmadan bir aksiyon almayınız.

Bayramınız kutlu olsun.

SIM Kilitli iPhone ile Yaşamak

Eylül 4, 2010 by · 13 yorum 

Malesef her gülün bir dikeni olduğu gibi, bir kısım iPhone’da da baş belası bir SIM kilit var. Öyle bir kilit ki bu iPhone’u değersiz bir cihaza dönüştürür. Aylarca “unlock” bekletir.

SIM kilitli iPhone kullanmak, bilinçli bir iPhone kullanıcısı olmayı ve az buçuk işin tekniğinden anlamayı gerektirir. Eğer, sıradan bir iPhone kullanıcısı olursanız, cihazın işlerliğini bir gün kaybetmeniz oldukça muhtemeldir.

Bilinçli hareket, daha satın alırken başlar. Kullanırken de canlı canlı devam eder.

Bu yazımızda, SIM kilitli iPhone 4 alarak bir şekilde yolda kalmış ziyaretçilerimizi aydınlatmayı düşünüyoruz. Umarız, istediğimiz yardımı sağlayabiliriz. Özellikle ABD kaynaklı iPhone 4 alanlar, ömür boyu SIM kilitli bir telefona sahip olacakları için dikkatlice okusun.

SIM Kilidi Nedir?

iPhone’ların “baseband” adlı baz istasyonuyla konuşan modülünün belirli bir GSM operatörünün SIM kartına münhasır olarak programlanmasıdır. Dikkat, hat demedik; SIM kart dedik. Kilitli telefonlarda baseband, uyumlu bir SIM kart olmadan faaliyete geçmemektedir.

Apple, her ülkede belirli operatörlerle anlaşarak telefonları o operatöre kilitleyip satabilmektedir. Bu münhasırlık anlaşmasının en delicesi ABD’de uygulanmaktadır. ABD’nin telekomünikasyon devi AT&T adlı şirket, ülkedeki tüm iPhone’ların yegane sağlayıcısıdır ve iPhone’lar AT&T kartına programlıdır.

Apple, iPhone’ları kilitlediği gibi kilidini de açabilmektedir. iTunes vasıtasıyla yapılan bu kilit açma işlemine “official unlock” denmektedir. Avrupa ülkelerinde yasalar gereği müşteri isterse operatöre başvurup iPhone’umu aç diyecek ve operatör de Apple’a talebi iletip telefonu tüm SIM’lere açık hâle getirebilecektir. Bu unlock işlemi, Avrupa’nın aksine ABD’dedeki AT&T tarafından kesinlikle uygulanmamaktadır. Yani bir Amerikan iPhone’u, sonsuz kadar AT&T kartına bağımlı kalacaktır. Ancak Avrupa kaynaklı ve kilitli bir iPhone’un resmi olarak “unlock” yapılması mümkündür ve hatta fırsat varsa hemen yapılmalıdır. Aklınıza, Avrupa operatörleri AT&T iPhone’larını açabilir mi diye bir soru gelebilir: Hayır. Her operatör, kendi sattığı iPhone için unlock talebi yapabilir.

Resmi unlock talebi yapıldığında, iTunes telefonunuza çok özel bir komut gönderir. Bu komut, telefondaki SIM kilidi kalıcı olarak açar. Peki bu komut tahmin edilebilir mi? Malesef şu an zor gözüküyor. Apple, her cihaza özgü, benzersiz bir unlock komutu üretiyor. Sadece Apple tarafında ve cihazda gömülü bulunan şifreli bilgileri kullanıyor. Resmî unlock, çok resmî gördüğünüz gibi.

SIM Kilidi Nasıl Aşılır?

Eğer resmi “unlock” imkanınız yoksa, mecburen baseband’in “hack” edilmesi gerekecektir ki telefon istediğiniz SIM kart ile çalışsın. Baseband hacker’ları, baseband üzerindeki yazılıma çeşitli komutlar basarak, yazılımı açık vermeye zorlamaktadırlar. Bu açıklardan yararlanarak, yazılımdaki kilidi kaldırabilmektedirler. Bu işlem, yazılım yoluyla olduğu için “soft-unlock” olarak anılmaktadır.

Apple, baseband yazılımlarını çıkarttığı firmware güncellemeleriyle yükselterek hatalarını mütemadiyen gidermektedir. Misâl olarak şu anda iPhone 4′ün baseband’i 01.59.00 sürümündedir ve soft-unlock’a imkan tanıyan bir zafiyet içermektedir. Yakında çıkacak olan iOS 4.1 ise içinde baseband firmware’i de içermekte ve baseband’i yükseltmektedir. Apple, bu güncellemeyle baseband’deki zafiyeti kapatmış olacak ve mevcut soft-unlock’u boşa çıkaracaktır. Bu sürümden sonra satın alınan ya da kazara / bile isteye bu sürüme yükseltilen iPhone’ların SIM kilitlerinin açılması için yeni bir zafiyet bulunması ve yeni bir soft-unlock’un yazılması kaçınılmaz olacaktır. Unutulmaması gereken önemli bir nokta vardır:

Baseband Sürümü Düşürülemiyor

Yani baseband üzerindeki yazılım’dan daha eski bir yazılıma geçilemiyor. Baseband üzerinde buna dair donanımsal bir koruma mevcut. Ancak iPhone 4′te beta iOS sürümlerinde baseband’in Apple tarafından düşürüldüğü gözlemlendi. Mekanizmayı biraz değiştirmiş olmalılar. iOS firmware’lerinde kullanılan SHSH mantığı, baseband için de uygulanmaya başlandı anlaşılan. DevTeam’in demesine göre bu baseband SHSH’larını edinmek pek zor.

Baseband sürümü düşürülemediği için SIM kilitli iPhone kullananların iTunes tarafından teklif edilen yazılım güncellemelerini, sağlam bir bilgi edinmeden kesinlikle kabul etmemesi gerekiyor. Tabiri caizse iTunes ne sorarsa “Hayır” demek en iyisi.

Jailbreak ile Unlock’ın İlişkisi Nedir?

Jailbreak, iOS üzerinde Apple’ın kontrolü dışında programlar ve kodlar çalıştırmanızı sağlar. Soft-unlock da doğal olarak AppStore’dan yükleyemeyeceğiniz, çok özel bir yazılımdır ve şu günün şartlarında muhakkak jailbreak gerektirmektedir.

Bir SIM kilitli telefonun unlock olabilmesi için öncelikle üzerindeki firmware’in jailbreak olabilmesi lazımdır. Jailbreak oldu diyelim. Yetmez. Bir de baseband’inin unlock olabilmesi lazımdır.

Gün itibariyle iOS 4.0.1 jailbreak’e müsaitken iOS 4.0.2 değildir. iPhone 4′ün baseband’i 01.59.00 ise unlock’a müsattir. Bir cihaz üzerinde 01.59.00 baseband’i varken 4.0.2 kullanıyorsa jailbreak olamayacağı için unlock da olamayacaktır. Bu durumdakiler için bir sonraki jailbreak’i beklemekten başka çare yoktur.

Bir sonraki jailbreak’te unlock şansını kaybetmemek için iTunes güncellemelerine hep hayır demek altın kuraldır. Örneğin iTunes’in teklif edeceği iOS 4.1 güncellemesi, SIM kilitli telefonlar için yeni bir intihar olacaktır. Jailbreak çıktığında telefonuna kavuşacak olanlar 4.1′e yükselmişlerse bir de unlock beklemek zorunda kalacaklardır.

SHSH Kaydı Almak Neden Önemlidir?

SHSH kaydı tutmak her iPhone sahibinin boynunun borcudur. Çünkü bu kayıtlar, cihazı istediğiniz iOS sürümünde çalıştırma esnekliği verir. Örneğin iOS 5′i beğenmediniz ve geri dönmek istiyorsunuz. İşte Apple sizi bundan men etmek isterken, kaydettiğiniz SHSH’lar size bu değerli fırsatı sağlar.

SIM kilitli telefon sahipleri için SHSH’ın anlamı çok daha büyüktür. SHSH kaydını unuttuğu için yeni sürüme yükselmek zorunda kalan ve unlock’ını kaybeden nice insan vardır.

SHSH kaydı, bir iPhone’un arkasına bıraktığı ekmek kırıntıları gibidir. İstediği zaman geri dönmesini sağlar. Kimse cihazını bu kıymetli muhafazadan mahrum etmemelidir.

iPhone Kullanmak Hem Zor Hem Kolaydır

Aslında iPhone kullanmak görünürde çok basittir. Ancak hakkıyla kullanmak biraz merak ve teknik bilgi gerektirir. Özellikle yurt dışı kaynaklı ve SIM kilitli iPhone kullanmak normalden biraz daha dikkat ve bilinç gerektirir.

Bu cihazı kullanmak istiyorsanız hakkını vermelisiniz. Uzman olmanıza gerek yok. Literatürü azıcık öğrenseniz, bu gibi sitelerin RSS’lerine abone olsanız ve Twitter’tan da birkaç iyi adamı “follow” eyleseniz sırtınız yere gelmez.

iPhonePerest’in Farkı Ne?

Size bilinç kazandırmaya çalışıyoruz. Mağdur olmanızı istemiyoruz. Her kafadan bir ses çıkan forum sitelerinin, yalan yanlış bilgi yazan blog’ların etkisine girip zarar görmenizi istemiyoruz. Güven duyduğunuz bir kaynak olmak istiyoruz.

Sonra bilmenizi isteriz ki sitede verdiğimiz bilgiler tamamen yasal ve meşrûdur. Jailbreak meşrûdur. Unlock da meşrûdur. Ancak yazılım korsanlığı, dijital telif hakkı ihlâli adı üstünde suçtur. Bizim tarafımızdan da desteklenmemektedir.

iPhonePerest, yazılımların hakkını vererek, bedelini ödeyerek kullanmanızı özellikle talep etmektedir. Size verdiğimiz bilgiler karşılığında isteğimiz budur.

Lisanslı yazılımı destekleyin! Programcıları kurda kuşa yem etmeyin.

Yurt dışından iPhone 4 Almak

Temmuz 1, 2010 by · 150 yorum 

Geldik herkesin aklını kurcalayan, en ciddi meseleye. Mevcut iPhone sahipleri ya da müstakbel iPhone sahipleri, nereden ve nasıl iPhone 4 alacaklar?

Apple‘ın WWDC 2010 etkinliğinde duyurduğu gibi, iPhone 4 ilk etapta 1. sınıf dünya ülkelerinde satışa çıktı. Bu ülkeler, ABD, İngiltere, Fransa, vb. Türkiye, ikinci partide mi olacak üçüncü partide mi belli değil. Turkcell ve Vodafone, iPhone 4 getireceğini fısıldasa da hangi partide olduğumuza dair bir ipucu vermiyorlar. Genel tahmin, en erken Eylül ayında ülkemizde resmen iPhone 4 satışının başlayacağı yönünde. Yerel fiyatlar için şimdiden bir şey söylemek mümkün değil. Ancak önceki tecrübelerden hareketle, sözleşmesiz fiyatların 2,000 liraya yaklaşacağını söyleyebiliriz. Sözleşmeli satışlar, yine avantajlı olabilir.

Dünyada durum nasıl? Eğer satış yapılan birinci sınıf ülkelere gidip gelen bir yakınımız varsa, kendimiz buralara gidiyorsak, bilmemiz gerekenler nelerdir? Yazımız, bu konudaki şüpheleri giderici olacak diye ümit ediyoruz.

ABD: iPhone 4′ün Ana vatanı

[Konu ile ilgili güncel yazımız şuradadır.]

iPhone 4, Amerika’nın hatta özelde California’nın meşhuru. Memleketçilik, sadece Türklere özgü bir tavır değil. iPhone 4′ün tüm tanıtımlarında, kutusunda, ambalajında, her yerinde California imzasını görebilirsiniz. iPhone’u memleketin almanın bir avantajı var mı peki?

SIM Kilidi

Aksine ABD’den almanın dezeavantajı var. Şu an ABD’den alınan iPhone 4′ler en değersizleri. Çünkü istisnasız hepsi SIM kilitli. Ve şu an itibariyle iPhone 4′lerin yazılımsal unlock çözümü yayınlanmadı. AT&T operatörü, yetkili unlock işlemini de iPhone için önceden beri uygulamıyor. Bu demek oluyor ki ABD’den bir iPhone 4 aldığınızda, başka SIM kartlarla çalışmama gibi ebedî bir sorunu olacak. Bir unlock yayınlandı diyelim; her zaman yeni bir firmware güncellemesinin SIM’i tekrar kilitli hâle getirmesi tehdidi bulunacak.

Güncelleme: iPhone 4′ün SIM kilidinin kırıldığı garantilendi. Sadece uygulamanın yayınlanması bekleniyor.

Fiyat

AT&T iPhone 4′leri gün itibariyle sadece sözleşmeli satıyor. Bunun dışında ABD’den Ebay gibi sitelerden alma imkanı olabilir. AT&T’den bir şekilde sözleşmeli alabilirseniz, 2 sene boyunca konuşma + internet içeren bir pakete para ödemeniz gerekir. Bu da ziyarete gidenler için pek muhtemel değil. Sözleşmeden bir ay sonra cayarak alma yöntemi de AT&T tarafından artık kapatılmış durumda. 170 küsür dolar olan cayma ücreti 325 dolarlara kadar çıkarılmış. Arada sözleşme kriterleri ve eyalet vergisi olduğu için ABD’deki fiyat konusunda net bir şey söyleyemiyoruz. Şu anki hâliyle, 600 dolar + eyalet vergisi + AT&T aktivasyon ücreti denkleminden daha fazla olacağı kesin.

Güncel Bilgi: Adını “Cem” olarak bildiren bir okurumuz, iPhone 4 16bg versiyonlarının ABD’de 600 dolardan sözleşmesiz satıldığını bildirdi. Siz bunun üzerine eyalet vergisini de ilave edin. Ancak bu telefonların yine SIM kilitli olduğunu, çalışması için ultrasn0w unlock’ı beklediğini unutmayın.

İngiltere

Avrupadaki yasalar gereği telefonlar SIM kilitli olsa bile müşteri istediğinde açılıyor. Daha önceki İngiltere kaynaklı iPhone’ların SIM kilitleri operatör üzerinden açılabiliyordu. iPhone 4′te yeni bir gelişme oldu ve Apple, doğrudan kendi üzerinden SIM kilitsiz (SIM-free diyorlar) cihaz satışına başladı. İngiltere bu cihazların fiyatı vergiler dahil (16gb için) 500 ve (32gb için) 600 sterlin. 16gb’lik model Türk lirasına vurduğumuzda 1150′ye geliyor. Amerika‘ya göre uygun bir rakam. Türkiye’deki muhtemel rakama göre çok daha uygun. Hem SIM kilidi yok; hem aktivasyon ücreti yok. Siparişler store.apple.com/uk üzerinden verilebiliyor; teslimat 3 hafta içinde. Bunun dışında İngiltere’de yaşayanlar için operatörler sözleşmeli kampanyalar yapıyorlar; bu bizim ilgimiz dışında.

Fransa

İngiltere gibi store.apple.com/fr üzerinden satılıyor. SIM kilitsiz ve aktivasyon ücretsiz. Fiyatlar 629 ve 739 euro. 16′lık model Türk parasıyla 1230 liraya geliyor. İngiltere’ye göre biraz yükseliyor fiyat. Yine de makul ve tercih edilebilir.

Almanya

Apple.com üzerinden sipariş hizmeti bulunmuyor. Dükkandan satış var ancak Almanya’da Apple Store bulmak biraz sıkıntı. Bunun dışında fiyat konusunda elimizde net bilgiler yok. Operatörlerin sözleşmeli kampanyaları burada devam ediyor. Sözleşmesiz satışlar da Fransa’daki fiyatlardan çok daha yüksek seyrediyor gibi.

IMEI KAYIT sendromu

Mâlumunuz, yurt dışından telefon almakla TK’nın ilgi alanına girmi oluyorsunuz. Telefonunuzun Türk operatörlerinden sinyal alabilmesi için IMEI bilgisinin TK’ya kayıtlı olması gerekiyor. Yerel pazarda satılan telefonlar zaten kayıtlı olduğu için endişelenecek bir şey yok. Yurt dışından getirdiklerimiz ise bize böyle bir problem armağan ediyor. Eğer yurt dışına siz çıktıysanız ve bir defalık bu işi kendi pasaportunuz üzerinden yaptırabilirsiniz. Bu pasarport üzerine ancak iki yıl sonra yeni bir IMEI kaydettirebilirsiniz. Getirttiğiniz telefon kayıtlı değilse, sizin de kaydettirecek durumunuz yoksa, bir ay içinde yurt dışından yeni gelmiş birini aramanız lazım. Pasaport kaydını garantileyene kadar telefona yerli SIM kart takmayın. Çünkü taktığınız zaman telefon için ecel çanları çalmaya başlıyor. TK size 15 gün süre tanıyor. Bu süreyi tüketmemek için önce pasaport kaydı yapacağınız kişiyi bulun ve o vakit SIM kart takın.

Bunlar değerli bilgilerdir. Lütfen es geçmeyin.

Netice

Türkiye’ye gelmediği için sabırsızlanıyorsanız ya da Türkiye’deki fiyatları beğenmiyorsanız siz de yurt dışından bir iPhone 4 bakıyorsunuz demektir. Size tavsiyemiz, ABD’dekilerden ya da oradan gelenlerden uzak durun. İngiltere ve Fransa’nın iPhone 4′ü şu an için en makulu.

Güncel Not: iPhone 4 SIM kilidi nihayet kırıldı. Unlock yayınlandığında ABD’den alınan iPhone’lar Türkiye’de Turkcell, Vodafone ve Avea kartlarıyla çalışabilecek.

iPhone 4 Yenilikleri: FaceTime İncelemesi

Haziran 13, 2010 by · 1 yorum 

Not: FaceTime‘ın nasıl çalıştığını da ayrıca anlatıyoruz.

iPhone 4 cihazının 7 Haziran’daki duyurusunda, herkes için yeni sayılacak bir ürünün / teknolojinin de adı geçti: FaceTime. Aslında, görüntülü aramanın iPhone 4 ile mümkün olacağı önceden tahmin ediliyordu. (Çünkü, barda unutulan iPhone 4 prototipinde ön kamera vardı.)

Yalnız görüntülü aramayı Apple’ın kendi geliştirdiği bir protokole ve donanıma bağlaması, tahmin edilmeyen şeydi. Neticede, iPhone‘a görüntülü görüşme geldi fakat Apple tarzıyla.

iPhone 4 anons edilir edilmez, FaceTime‘ın videosu da siteye düştü. Tanıtımda, mutlu insanlar, FaceTime ile hasret gideriyorlar:

Görüntülerde dikkat çeken en önemli nokta, tümünün kapalı alanda çekilmiş olması. Bunun sebebi, FaceTime‘ın anonsunda sadece Wi-Fi üzerinden çalıştığını söylemesi. Henüz GSM şebekeleriyle çalıştığı söylenmiyor. Demek ki kimseyle henüz el sıkışılmadı. (Yalnız bu haber, jailbreak dünyasını sevindiriyor. Çünkü onlara göre, jailbreak yapmak için bir neden daha çıkıyor.)

FaceTime, kuşkusuz bol bol tartışılacak bir teknoloji. Çünkü Apple‘ın diğer ortak teknolojileri gerçeklediğinde yaptığı gibi yine farklı ve kısıtlayıcı bir yola giriyor. Bu yola Apple yolu diyebiliriz.

Nedir bunlar?

  • FaceTime, sadece iPhone 4 cihazının yine başka bir iPhone 4 ile yapacağı görüşmeyi destekliyor. iPhone 2G/3G/3GS veya başka firmaların (HTC, Nokia) cihazları desteklenmiyor.
    • iPhone 4 cihazına dair sınırlamaya,  Apple A4 işlemcisinin gerekçe gösterildiği söyleniyor. FaceTime, A4 gibi güçlü bir işlemci gerektiriyor.
  • FaceTime, yazılımsal olarak sadece Wi-Fi bağlantısı üzerinden çalışıyor.

FaceTime‘a dair diğer notlar da şunlar:

  • Apple, FaceTime‘ı açık bir standart olarak pazara sunacak. Böylelikle bu standardı destekleyen başka uygulamalar da yazılabilecek. Örneğin bir Android veya Nokia üzerine yazılacak FaceTime uygulaması, iPhone 4 ile konuşabilecek. Kezâ, bir PC, bir Mac de bu standarda ayak uydurabilir.
  • FaceTime markası, FaceTime adlı bir iletişim şirketinden satın alınmış. Onlar şimdi başka marka arıyorlar.
  • FaceTime, video çözücü olarak H.264, ses çözücü olarak AAC standartlarını kullanıyor. Bunun dışında bir yığın standart daha FaceTime’ın sepetinde duruyor.

FaceTime, iPhone üzerinde görüntülü görüşme yaptıran Skype gibi ürünlerin de tahtını sallayacak gibi gözüküyor. Uzmanlar, Apple’ın doğrudan Skype rakibi olmayacağını fakat FaceTime’daki avantajlar nedeniyle Skype‘ın iPhone üzerinde yavaş yavaş biteceğini ön görüyor.

Zaman ne gösterecek bakalım? FaceTime hangi şartlarda GSM şebekelerinin görüntülü görüşme tarifelerine geçecek? iPhone 4‘ü karşılayacak FaceTime cihazları ne zaman çıkacak? İlk Android FaceTime uygulamasını ne zaman göreceğiz? Skype, kendi mülkü olan protokolü bırakıp FaceTime üzerinden akmaya başlayacak mı?

iPhone 4 ve iOS 4, FaceTime ile yeni bir görüşme standardının kapısını araladı. Apple‘ın önceki tecrübelerinden hareketle, FaceTime’ın zamanla standart 3G şebeke görüşmelerinin yerine geçeceğine inanıyoruz.

iPhone OS 4.0 – Kurumsal Yenilikler

Nisan 13, 2010 by · 1 yorum 

iPhone‘un kişisel ve eğlenceye yönelik duruşu, iş amaçlı kullanımda geride kaldığı algısını oluşturuyor. Halbuki, ilk sürümünden beri iPhone‘a iş insanların en çok arzu ettiği “Exchange Push Mail” desteği var ve gayet de iyi çalışıyor. Bunun yanında, üçüncü parti programlar ile zengin biçimli iş belgelerini düzenlemek, iş bile değil.

Mevcut iPhone yazılımında bulunan bu özellikler, yine de kurumsal seviyedeki talepleri karşılamaya yetmiyor. Beklenti daha fazlası. İş insanları BlackBerry veya Windows Mobile‘dan bu gerekçelerle vazgeçemiyor.

Güzel Haber: İş’te iPhone

iPhone OS 4.0, majör diye nitelediğimiz, dev bir yazılım güncellemesi. Apple, bu sürümde kurumsal özelliklerini de bir adım ileriye götürmeyi hedefledi. 8 Nisan’da duyurulan ve beta’sı geliştiricilere emanet edilen bu sürümde bakalım ne gibi kurumsal amaçlı özellikler bizi bekliyor.

E-Mail Yenilikleri

Biricik Gelen Kutusu

Fazla söze gerek yok. Birden fazla e-mail hesabını tanımladığınızda ayrı ayrı gelen kutuları varken şimdi hepsini biricik gelen kutusunda görebilirsiniz.

Exchange 2010 Desteği ve Birden Fazla Exchange Hesabı

iPhone, Microsoft Exchange 2010‘a desteği sürdürüyor ve artık birden fazla Exchange hesabını eklemeyi mümkün kılıyor.

E-Mail’lerde Diyalog Ağacı Gösterimi

Bir e-mail mesajının ilişkili olduğu mesajlar da ağaç şeklinde görülebilecek. Nefis bir kolaylık.

Güvenlik

Kurumsal seviye denince aklına en önce gelen kavram “güvenlik“tir. Kurumlar, çalışanlarının kullandığı kuruma özel veriler içeren cihazların yazılımsal açıdan iyi korunuyor olmasını isterler. Hatta en sık tercih edilen yöntem, bu cihazların tuttukları veri bölgesinin en alt düzeyde kriptolanmasıdır.

Şimdi iPhone bu güvenlik arzularına cevap verebilecek hâle geliyor. 4.0 ile gelişmiş kriptolama API’leri, geliştiricilerin hizmetine veriliyor. iPhone kendisi de e-mail’leri ve diğer özel verileri aynı yöntemle koruyabiliyor.

Bu sürümde uzaktan yönetim imkanları da geliyor. Örneğin bir kurumun tüm iPhone filosu, uzaktan konfigure edilip ayarları değiştirilebiliyor. Çalınma durumunda, yine uzaktan diski silinebiliyor, cihaz kilitlenebiliyor.

Havadan Uygulama Dağıtımı

Normalde, iPhone‘u bilgisayara bağlayıp iTunes ile App Store üzerinden yaşadığımız uygulama yükleme deneyimi, kurumsal özelliklerle hayli esniyor. Kurum bünyesinde geliştirilen uygulamalar, App Store‘a yüklemeye gerek olmadan, tüm iPhone‘lara uzaktan yüklenebiliyor.

SSL VPN

Kurumların, iş bilgisayarına uzaktan bağlantı için olmazsa olmaz yöntemi SSL VPN, iPhone OS 4.0‘da ne mutlu ki destekleniyor. Bu kategorideki iki majör oyuncu: birisi Citrix diğeri JuniperSSL VPN uygulamalarını yakında sunacaklar.

iPhone OS 4.0 – Multitasking İncelemesi

Nisan 8, 2010 by · 4 yorum 

iPhone OS‘u Windows Mobile, Android, RIM ve WebOS gibi rakiplerine göre aciz kılan çok önemli bir nokta vardı: Multitasking. Steve Jobs 8 Nisan’da gerçekleşen iPhone OS 4.0 tanıtımında, bunu yapmanın çocuk oyuncağı olduğunu, yapamadıklarından dolayı değil en iyisini yapmak istediklerinden dolayı şimdiye kadarki sürümlere koymadıklarını söylüyordu. Peki neydi multitasking? Neydi bu kadar dilimize doladığımız sihirli kelime gurubu?

Not: Multitasking’e Türkçe karşılık olarak çok-görevlilik diyebiliriz. Ancak Türkçe terim, anlamı tam olarak veremediği için tüm metinlerimizde özgün ifadesi olan multitasking’i kullanmayı yeğliyoruz.

Modern bir işletim sisteminin başardığı, birden fazla sistem bileşenini aynı anda işletmesi ve kullanıcıya birinden diğerine geçişe olanak vermesi, bunu sağlayacak hizmetleri sunması, multitasking olarak adlandırılır. Günümüzdeki Windows, Unix, Linux, Mac OS X gibi yaygın işletim sistemlerinin hepsi, multitasking’i desteklemektedir. Multitasking’in hayatımızdaki yerine örnek, müzik dinlerken bir taraftan da internette gezinmektir.

Bu kadar hayatımızın içindeki multitasking, iPhone‘un modern işletim sistemi iPhone OS‘ta bugüne kadar (8 Nisan) tam anlamıyla desteklenmedi. En son 3.0 sürümüyle, “Push notifikasyonları” adlı minicik bir multitasking gelmişti herkesi sevindiren. Bu notifikasyon servisi, uygulamaların kapalı oldukları durumda bile kullanıcıya bir şeyler söyleyebilmesine imkan vermişti. Meselâ, bir to-do listesi görevinizin zamanı geldiğinde, kendisi kapalı bile olsa sizi uyarabilecekti. Nitekim bu özellik, multitasking öncesi ağzımıza bal çalmadan başka bir şey değildi.

Multitasking’sizlik, kullanıcıları Apple’ın desteklemediği jailbreak – özgürlük dünyasına yönlendirmekten başka bir işe yaramıyordu. İnsanlar, cihazdaki potansiyeli kullanabilmek ve multitasking’in tadına varmak için ancak jailbreak işleminden sonra yüklenebilen uygulamalara tevessül ediyorlardı. Tüm bu uygulamalar kendince bir multitasking tarzı tutturmuş gidiyordu.

Bugün duyurulan iPhone OS 4.0 ile bu jailbreak‘in ekmek yediği tezgahlardan biri kapandı ve işletim sistemi düzeyinde multitasking geldi. Biz, bu özellik, iPhone kullanıcısını hayli mutlu edecek bir ilerleme olduğu için harf oyunuyla buna mutlu-tasking diyoruz.

Multitasking Nasıl Çalışacak?

Apple, çok akıllıca bir iş yaparak geliştiricilere tam bir multitasking sunmak yerine yedi farklı detay özellik ile sonucu multitasking’e çıkacak bir yol çizmiş oluyor. Nedir bu özellikler:

  • Background Audio – arka planda ses: Bir hârici uygulama, iPod uygulaması gibi kapalıyken de size müzikler dinletebilecek. Örneğin bir radyo uygulamasını açıp radyo dinlerken, Safari’de tey tey gezebileceksiniz.
  • Voice over IP: Artık oluversin denilen bir hizmet. Meselâ, yine başka bir iş esnasında, Skype araması yapabilirsiniz.
  • Background Location: iPhone’un mütemadiyen GPS konumunuzu arka planda güncellemesi.
  • Push Notifications: Zaten vardı, şimdi yedi atlını birisi oldu. Uygulamaların ana ekrana mesaj gönderebilmeleri.
  • Local Notifications: Push’un Apple sunucusu kullanmayan, cihaz içinde çalışan versiyonu.
  • Task Completion: Prosesi kapatıyorsunuz, yaptığı iş devam edebiliyor. Örneğin bir dosya indirme işi.
  • Fast app switching: Uygulamalar hızlı biçimde o anki varlıklarıyla kalıcı belleğe yazılıyor sonra çağırdığınızda tüm varlıklarıyla geri yükleniyorlar.

Bu yedi özellik kombine bir şekilde kullanılarak, multitasking‘in tadını çıkartan uygulamalar yazılabilecek ve kullanıcılar gerçekten iPhone deneyimlerinde bir basamak daha çıkmış olacaklar.

Apple‘ın tercih ettiği bu multitasking yöntemi, hem cihaz belleğinin çabucak dolmasını hem de CPU’nun aşkın eforuyla pilin daha çabuk bitmesini önlemiş oluyor. Yani ne yardan ne serden geçen bir multitasking bizleri bekliyor. Rakip OS’lar için de yeni bir sınav başlıyor.

Uygulama geçişleri ise meşhur “Home” düğmesinin çift tıkıyla gerçekleşecek:

Çift tık neticesi fırlayan “görev sinisi” (task tray) size açık olan daha doğrusu açık olduğunu zannettiğiniz listeyi verecek. Aşağıda bu görev sinisinin daha net bir görüntüsü var:

Multitasking‘in iPhone âlemine girişi, kullanıcılara çok daha sofistike uygulamalar, performanslı ve işe yarar bir deneyim ve üst seviyeye taşınmış bir kullanım zevki olarak geri dönecek.

Son olarak ufak ama önemli bir hatırlatma: iPhone OS 4.0′ın sunduğu multitasking, sadece iPhone 3GS ve üçüncü nesil iPod (32gb ve 64gb) cihazlarında çalışacak. Donanımsal nedenlerden kaynaklandığı âşikar olan bu kısıtlamayla eski cihaz sahipleri önemli bir imkandan mahrum kalacak.

Güncelleme :Youtube’de ilk multitasking video’su yayınlanmış:

« Önceki sayfa

Web Analytics