Sprint gözünü iPhone’a dikti

Eylül 8, 2011 by · 1 Comment 

Gün geçmiyor ki beklenen yeni iPhone hakkında dedikodular çıkmasın. Bildiğiniz gibi ABD’de AT&T iPhone’un kullandığı tek operatördü. Buna Ocak ayında Verizon katılmıştı. Şimdiki dedikodulara bakılacak olursa bu iki büyük operatöre Sprint firması da dahil olacak.

Amerika’nın 3. büyük operatörü Sprint firmasına, bu fırsat çok şey ifade ediyor olmalı. Çünkü AT&T ve Verizon firmalarının yaklaşık 100 milyon abonesi olduğunu düşünürsek Sprint firması yaklaşık 50 milyon aboneye sahip. Bu yüzden iPhone satışlarıyla firma kendi tarihinde devrim açabilir. Apple ise bu 3 firmanın da rüzgarını arkasına alarak piyasadaki etkinliğini daha da arttırma planları yapıyor.

Sprint’e baktığımızda Verizon’da olduğu gibi SIM kart yerine CDMA (Bknnz: wikipedia) kullanıyor. 3 firmaya ayrı ayrı telefon üretmek yerine Apple‘ın hem SIM kart destekli hem de CDMA destekli telefonlar üretmesi mümkün görünüyor.

Edi’nin Notu: Evet, yüksek ihtimalle iPhone 5, dual şebeke desteği olan bir yongayla üretilecek. Aynı cihaz hem UMTS hem CDMA şebekelere uyarlanabilecek. Ancak her CDMA şebeke için uyarlanmış cihaz, o şebekeden başka CDMA şebekesi ile çalışamıyor. SIM kart olmadığı için şebekeye ait ayarlamalar, doğrudan yonga üzerinde yapılıyor. Bu da cihazı şebekeye adanmış yapıyor. UMTS dünyası şanslı.

Fotoğraf mı Dediniz?

Ağustos 17, 2011 by · 3 Comments 

Şu zamana kadar Apple dünyasından gelecek olan birçok yenilik hakkında size bilgi verdik. Ben bu alanı biraz özelleştirmeyi düşünüyorum, bu yazımda fotoğraf üzerine yapılacak olan özellikleri anlatatacağım.

Sonbaharda gelecek olan iOS 5 ile Apple firması iPhone, iPod touch ve iPad’e fotoğraf alanında ve kamera özellikleri açısından yenilikler getirecek. Bu yenilikleri bence ilk bakışta cezbedici kılan ise kameraya, ana ekran kilidinden ulaşabilecek olmamız.

Bu özellik Apple kullanıcılarını mutlu edecek, anlık olayları zaman kaybetmeden ölümsüzleştirebilecekler. Kameraya geçiş oldukça basit. “Home” tuşuna iki kere basınca, ana kilit ekranı karşınıza çıkacak, “Unlock” bölümünün yanında kamera simgesi belirecek. Ona dokunduğunuz anda kamera moduna geçmiş olacaksınız. Kilit aç, hatta parola koyduysanız da parola gir, kameraya dokun derdi yok. İki hamlede kamera modundasınız.

Belirtmem gerekir ki bu özellik kendi içerisinde biraz sınırlı. Örnek vererek anlatıyım : Bir arkadaşınıza cihazınızı verdiniz ve sizin fotoğraflarınızı çekti. Cihaz kilitli durumdayken çekilen bu fotoğrafları ve videoları görebilirsiniz ya da silebilirsiniz, bazı fotoğraf düzenlemeleri yapabilirsiniz, fakat cihazınızın kilidini açmadan sosyal ağda paylaşamazsınız. Ayrıca önceden cihazınızda bulunan fotoğraflara da buradan ulaşmanız mümkün değil. Kısacası bu özellik sadece o an için geçerli. Kilit açılmadığı takdirde gizliliğinizi hala koruyorsunuz. Önemli olan da bu değil mi?

Yukarıda örnek olarak verdiğim arkadaşın fotoğraf çekmesinin ötesinde bir de fotoğrafı çekememe sorunu var ki o da iOS 5 ile sona erecek diye düşünüyorum. Yaşadığımız en büyük sorun fotoğraf çekme ekranında birçok kişinin “Home” tuşuna basması( iPhone kullanmayanlar için oldukça doğal tabi) Artık ses açma tuşuyla da fotoğraf çekilebilecek. Gerçi bu şekilde de dikkatli olunması gerekiyor. Çünkü kamerayı tutma açınızı düşünürseniz fotoğrafa parmaklarınızı da dahil edebilirsiniz. Yine de alışılagelmiş olarak dokunmaktan ziyade tuşa basmamız daha doğal bir his sağlayacaktır.

Fotoğraf çekme faslını atlattık, şimdi de fotoğraflarımıza biraz düzenleme yapalım. Öncelikle bu düzenleme özelliğine kamera modundan ulaşamıyorsunuz, sadece “Photos“ bölümünde kullanabiliyorsunuz.

Birçok fotoğraf düzenleme uygulaması App Store‘da mevcut. Gelecek olan özellikle, artık bunların çoğu tek bir noktada – “Photos” bölümünde bulunacak. Yine de profesyonel fotoğrafçılar Photogene gibi uygulamaları kullanmayı bırakmayacaktır. Aslına bakılacak olursa bu yeni fotoğraf düzenlemeleri olmadan da iPhone oldukça popülerdi. iPhone ile çekilmiş fazlaca fotoğrafı sosyal paylaşım sitelerinde görebiliyorduk. Bunu fotoğraf düzenleme uygulamalarına da bağlayabiliriz. Örneğin en ünlü uygulamalardan olan Instagram üzerinden bir yıldan az bir sürede 150 milyon fotoğraf yayınlandı. Oldukça yüksek bir rakam.

İçerik olarak kontrast ve keskinlik ayarları dışında kırmızı göz engelleme, fotoğrafı kırpma, çevirme imkanı sağlanacak. Fotoğrafı kırparken isterseniz manuel, isterseniz de 9 çeşit boyuttan birini seçebileceksiniz. Düzenlenen fotoğrafları da direkt olarak cihazınızdan yeni bir albüme atabileceksiniz.

Son olarak şunu söylemek istiyorum : Gelecek olan bu yenilikler ile App Store‘daki uygulamalarda da değişiklikler olacaktır. Profesyonel kullanıcılar dışında insanlar artık uygulama almayı bırakacak, uygulamalar arasında sürekli olarak geçiş yapmak zorunda kalmayacak. Böylece uygulama üreticileri de düzenleme işlemlerini Facebook, Flickr, Foursquare gibi sosyal paylaşım sitelerine entegre edecektir, tıpkı MyPad uygulamasında olduğu gibi.

iPhone ve iOS Perspektifinden Nokia’nın WP7 Kararı

Şubat 12, 2011 by · 10 Comments 

Epeydir rivayet olarak dolaşan bilgi, 11 Şubat 2011′de resmî açıklamalar ve görüntüler ile kamu oyuna sunulmuş oldu: Nokia, Microsoft ile anlaştı ve Windows Phone 7 adlı mobil yazılım platformunu, yeni nesil cihazlarında kullanacağını söyledi. İşbirliği bu kadar basit cümlelerle ifade edilmiyor tabi ki. Yine de ana fikir değişmeyecek: Nokia, kendi gözbebeği Symbian‘ı ve diğer fındık fıstık yatırımları bir kenara atacak ve yazılım devi Microsoft’un ürününe angaje olacak.

Bu haber, mobil dünyada trende (ve trene) yetişemeyen iki yaşlı oyuncunun, kan tazelemesi ve atı alıp üsküdarı geçen rakiplere karşı “yıkılmadık, ayaktayız” diye haykırması manasına geliyor.

Bunlar basit oyuncular olsa göz ardı edebilirdik fakat ikisi de kendi alanında dev isimler ve bu güç birliği iOS dünyasını ve dahi Android dünyasını bir şekilde etkiliyor.

Aslında tam olarak şimdi, özlediğimiz o “yarış” başlıyor. Ve yeni Nokia CEO’sunun dediği gibi artık bu “üç atlı bir yarış“. Dikkat edilmesi gereken nokta, bu atların sürücülerinin donanımdan çok yazılım ekosistemi olması.

Atlara bir bakalım:

  1. Apple iOS – Apple iPhone / iPad
  2. Android – HTC, Samsung, Motorola
  3. Windows Phone 7 – Nokia, vs.

Arkadan gelen minik iki at da şunlar:

  1. RIM OS – Blackberry
  2. HP WebOS – HP

Şu an Windows Phone 7, palazlanma aşamasında fakat Nokia desteğiyle pazarın üçüncü oyuncusu olması çok uzak değil. Peki Blackberry neden minik bir at oldu? Şu an minik bir at olmayabilir ama geleceğe baktığımızda HP ile geriden gelen atlar olmaktan başka şansı yok.

Microsoft, Windows Phone 7′de birebir Apple’ın süreçlerini kopyaladı. Bunda şaşıracak bir durum yok. Apple iOS platformunu deyim yerindeyse “mükemmel” işletiyor ve kaldırdığı para, oluşturduğu ekosistem Microsoft gibi masa üstü programlamada söz sahibi bir devi rahatsız ediyor. Mükemmel örneği, aynen uyguladılar ve bizce, Microsoft da bu sahada başarılı olacak.

Her mobil dünya takipçisinin farkedeceği gibi asıl savaş donanımda yaşanmıyor. Çünkü Apple’ın donanımı ile diğerlerinin donanımı arasında artık büyük farklar yok. Endüstriyel tasarım boyutunu geçersek, kullanılan ekipmanlar ve kaliteleri artık çok ayırt edilemiyor.

Asıl savaş, yazılım ekosisteminde yaşanıyor. Güçlü bir ekosistemi de ancak iOS, Android ve WP7 temsil edebilir.

İşte WP7′nin platform olma yolunda tek eksiği olan özelleşmiş donanımı ancak ve ancak, Nokia gibi bir profesyonel karşılayabilirdi. Android’le epey gönül bağı oluşmuş olan Samsung ve HTC’nin WP7′nin istediği “adanmışlığı” veremeyeceği kesindi.

iPhonePerest olarak, kendi tarafımızdan bakalım. iPhone tarafında bir adanmışlık problemi yok. Apple, yazılım ve donanımı kendi tasarladığı için iOS, Android ve WP7′den “harmoni” konusunda hep bir gömlek üstün olacak. Platform, cihazlarla daha iyi uyum sağlayacak ve cihaz çeşitliliği az olduğu için platform daha verimli çalışacak.

Bu demek olmuyor ki diğer platformlar, koşuda çok geri kalacaklar. Hayır. Onlar da gerilla taktiği izleyerek, iOS’un muhafazakar davrandığı noktalara saldıracaklar. iOS’un zayıf devam eden yönlerini bağıra bağıra platforma ekleyecekler. Şunu tahmin etmek çok kolay. Android ve WP7, iOS’a göre hep dinamik ve çevik hareket edecek. Ayrıca geliştirme platformu olarak da yazılımcılara daha çok olanak sunacaklar. Özellikle WP7, geliştiricileri Microsoft’un diğer alanlardaki tecrübesinden dolayı ihyâ edecek. Tek iş, dünyadaki nazlı geliştiricileri ikna etmek.

iOS’un ve elle tutulur arkadaşı iPhone’un bulunduğu müstesna yeri sabit tutması bu sene biraz daha zorlaşacak. 2007′de çıkan ilk iPhone konseptinin saltanatı hâlâ devam ediyor. Lâkin, saltanatın da sonu var. iOS’un en önde yaşaması için radikal ve yenilikçi adımlara yönelmesi şart.

Bu rekabet, iOS tüketicisine yani bizlere fayda olarak geri dönecektir. Küçük bir örnek: iOS 4.3′teki kablosuz hotspot özelliği, adeta Android’in baskısıyla, cebren eklenmiştir.

Sonuç şu: WP 7, Nokia ile  başarılı olacak. Her durumda WP 7, bu üç atlıdan birisi olabilecek. Çünkü geliştirme platformu çok güçlü ve eksiği olan donanım profesyonelliğini de Nokia ile tamamlayacak. Android çılgın bir delikanlı. Gerilla… amansızca saldırıyor. iOS ise vakur bir abi. Prensipleri var, idealleri var. 200 bin uygulamasıyla Timur’un ordularını andırıyor. Olan bitenin ve tehditlerin farkında ve muhtemelen çok güzel şeyler planlıyor.

iPhonePerest, savaş meydanından bildirdi.

Kumandan 1.1 AppStore’da!

Aralık 1, 2010 by · 8 Comments 

iPhonePerest‘in desteklediği Tivibu’ya özel iPhone uzaktan kumanda uygulaması “Kumandan“ın çok arzu edilen özellikleri içeren 1.1 sürümü bu gece itibariyle Türkiye AppStore bölümünde yayına alındı.

Bir buçuk ay önce çıkan uygulama, Tivibu izleyicisinin hayatını büyük ölçüde kolaylaştırmıştı. Şimdi yetenekleri arttı ve eğlence devam ediyor.

Kumandan’a bu sürümde ses kapama ve kanal listesi dolaşma özellikleri eklenmiş. Bu özelliklerle bilgisayara hiç dokunmadan Kumandan kullanmak daha konforlu hâle geliyor.

AppStore‘daki iPhone uygulamasıyla beraber Windows tarafında çalışması gereken Servis Uygulaması da güncellenmiş. Onu da hemen edinin.

Kumandan’ı ($0.99) indirmek için iTunes adresi:

Servis uygulamasını indirmek ve diğer detay bilgiler için:
kumandan-iphone.blogspot.com

Daha önceki haberimiz için:
iPhone’u Tivibu ile konuşturan Kumandan yayında!

Ve sürpriz:

Bu habere yorum yazan ilk üç talipli ve talihli okuyucumuza Kumandan 1.1 hediye!

Senkronizasyon Yaparken iPhone’suz Kalmayın

Ağustos 30, 2010 by · Leave a Comment 

iTunes senkronizasyonu sırasında cihazın bloke olması sinirinizi bozmadı mı hiç? Apple’ın koyduğu bu kısıtlama aslında çok da gerekli değil. İşletim sistemi senkronizasyon sürecini bir şekilde daha iyi yönetebilirdi.

Olsun. Jailbreak dünyası, bu tür problemleri ıskalamaz.

Synchronicity, bir Cydia uygulaması. 2 dolar‘a size senkronizasyon konforu sunuyor. Senkronizasyon esnasında cihaz bloke olmuyor, kullanabiliyorsunuz.

Synchronicity uygulamasını Cydia Store’da bulabilirsiniz. Oraya nasıl gidilir, biliyorsunuz.

iPhone’lara Flash: Frash

Ağustos 8, 2010 by · Leave a Comment 

Yeni ünlümüz Comex, Android için yazılan resmî Adobe Flash uyarlamasını önce iPad‘e taşımıştı. Frash adı verilen bu ilk iOS Flash‘ı, başka bir vatandaş tarafından alınıp şimdi de iPhone‘a uyarlandı. Aslında Comex bunu kendisi yapacaktı ama çok vakti olmadığını söylüyordu, şu jailbreak meselesinden dolayı.

Neyse. Elde var Flash.

Buradaki sayfada adım adım bu işi nasıl başaracağınız anlatılıyor. Gayet yalın bir dille anlatıldığı için papağan gibi burada tekrar etmeyelim. Jailbreak elbette şart.

iPhonePerest olarak yorumumuz:

Hakikaten “Flash Flash” diye yanıp kavruluyorsanız bu çözümü uygulayın. iPhone’unuzda Flash’a kavuşun. (Tabi belli limitleri var.)

Ancak zaten özel hayatınızda Flash’tan kaçıyorsanız, internette “korunarak” geziyorsanız, Flash’ları engellemeyi meziyet sayıyorsanız… denemeyin bile. Çünkü çoğu sitenin Flash’sız ne kadar da güzel olduğunu anlamak için yüklemeye gerek yok. Video siteleri de HTML 5 davasıyla akışkan yayını çözerlerse, Flash’tan bahsetmeye bile gerek kalmayacak.

Ayrıca bu ürün, kamuya açık bir şekilde yayınlanabilen bir ürün değil. Muhtemelen bir dizi telif hakkı meselesinden dolayı sahipsiz download linkleriyle yayılıyor. Kararlı sürümde olmadığı ve bir aç / kapa anahtarı sunmadığı için iPhone’daki tarayıcınızı olumsuz etkileyebilir.

Yurt dışından iPhone 4 Almak

Temmuz 1, 2010 by · 150 Comments 

Geldik herkesin aklını kurcalayan, en ciddi meseleye. Mevcut iPhone sahipleri ya da müstakbel iPhone sahipleri, nereden ve nasıl iPhone 4 alacaklar?

Apple‘ın WWDC 2010 etkinliğinde duyurduğu gibi, iPhone 4 ilk etapta 1. sınıf dünya ülkelerinde satışa çıktı. Bu ülkeler, ABD, İngiltere, Fransa, vb. Türkiye, ikinci partide mi olacak üçüncü partide mi belli değil. Turkcell ve Vodafone, iPhone 4 getireceğini fısıldasa da hangi partide olduğumuza dair bir ipucu vermiyorlar. Genel tahmin, en erken Eylül ayında ülkemizde resmen iPhone 4 satışının başlayacağı yönünde. Yerel fiyatlar için şimdiden bir şey söylemek mümkün değil. Ancak önceki tecrübelerden hareketle, sözleşmesiz fiyatların 2,000 liraya yaklaşacağını söyleyebiliriz. Sözleşmeli satışlar, yine avantajlı olabilir.

Dünyada durum nasıl? Eğer satış yapılan birinci sınıf ülkelere gidip gelen bir yakınımız varsa, kendimiz buralara gidiyorsak, bilmemiz gerekenler nelerdir? Yazımız, bu konudaki şüpheleri giderici olacak diye ümit ediyoruz.

ABD: iPhone 4′ün Ana vatanı

[Konu ile ilgili güncel yazımız şuradadır.]

iPhone 4, Amerika’nın hatta özelde California’nın meşhuru. Memleketçilik, sadece Türklere özgü bir tavır değil. iPhone 4′ün tüm tanıtımlarında, kutusunda, ambalajında, her yerinde California imzasını görebilirsiniz. iPhone’u memleketin almanın bir avantajı var mı peki?

SIM Kilidi

Aksine ABD’den almanın dezeavantajı var. Şu an ABD’den alınan iPhone 4′ler en değersizleri. Çünkü istisnasız hepsi SIM kilitli. Ve şu an itibariyle iPhone 4′lerin yazılımsal unlock çözümü yayınlanmadı. AT&T operatörü, yetkili unlock işlemini de iPhone için önceden beri uygulamıyor. Bu demek oluyor ki ABD’den bir iPhone 4 aldığınızda, başka SIM kartlarla çalışmama gibi ebedî bir sorunu olacak. Bir unlock yayınlandı diyelim; her zaman yeni bir firmware güncellemesinin SIM’i tekrar kilitli hâle getirmesi tehdidi bulunacak.

Güncelleme: iPhone 4′ün SIM kilidinin kırıldığı garantilendi. Sadece uygulamanın yayınlanması bekleniyor.

Fiyat

AT&T iPhone 4′leri gün itibariyle sadece sözleşmeli satıyor. Bunun dışında ABD’den Ebay gibi sitelerden alma imkanı olabilir. AT&T’den bir şekilde sözleşmeli alabilirseniz, 2 sene boyunca konuşma + internet içeren bir pakete para ödemeniz gerekir. Bu da ziyarete gidenler için pek muhtemel değil. Sözleşmeden bir ay sonra cayarak alma yöntemi de AT&T tarafından artık kapatılmış durumda. 170 küsür dolar olan cayma ücreti 325 dolarlara kadar çıkarılmış. Arada sözleşme kriterleri ve eyalet vergisi olduğu için ABD’deki fiyat konusunda net bir şey söyleyemiyoruz. Şu anki hâliyle, 600 dolar + eyalet vergisi + AT&T aktivasyon ücreti denkleminden daha fazla olacağı kesin.

Güncel Bilgi: Adını “Cem” olarak bildiren bir okurumuz, iPhone 4 16bg versiyonlarının ABD’de 600 dolardan sözleşmesiz satıldığını bildirdi. Siz bunun üzerine eyalet vergisini de ilave edin. Ancak bu telefonların yine SIM kilitli olduğunu, çalışması için ultrasn0w unlock’ı beklediğini unutmayın.

İngiltere

Avrupadaki yasalar gereği telefonlar SIM kilitli olsa bile müşteri istediğinde açılıyor. Daha önceki İngiltere kaynaklı iPhone’ların SIM kilitleri operatör üzerinden açılabiliyordu. iPhone 4′te yeni bir gelişme oldu ve Apple, doğrudan kendi üzerinden SIM kilitsiz (SIM-free diyorlar) cihaz satışına başladı. İngiltere bu cihazların fiyatı vergiler dahil (16gb için) 500 ve (32gb için) 600 sterlin. 16gb’lik model Türk lirasına vurduğumuzda 1150′ye geliyor. Amerika‘ya göre uygun bir rakam. Türkiye’deki muhtemel rakama göre çok daha uygun. Hem SIM kilidi yok; hem aktivasyon ücreti yok. Siparişler store.apple.com/uk üzerinden verilebiliyor; teslimat 3 hafta içinde. Bunun dışında İngiltere’de yaşayanlar için operatörler sözleşmeli kampanyalar yapıyorlar; bu bizim ilgimiz dışında.

Fransa

İngiltere gibi store.apple.com/fr üzerinden satılıyor. SIM kilitsiz ve aktivasyon ücretsiz. Fiyatlar 629 ve 739 euro. 16′lık model Türk parasıyla 1230 liraya geliyor. İngiltere’ye göre biraz yükseliyor fiyat. Yine de makul ve tercih edilebilir.

Almanya

Apple.com üzerinden sipariş hizmeti bulunmuyor. Dükkandan satış var ancak Almanya’da Apple Store bulmak biraz sıkıntı. Bunun dışında fiyat konusunda elimizde net bilgiler yok. Operatörlerin sözleşmeli kampanyaları burada devam ediyor. Sözleşmesiz satışlar da Fransa’daki fiyatlardan çok daha yüksek seyrediyor gibi.

IMEI KAYIT sendromu

Mâlumunuz, yurt dışından telefon almakla TK’nın ilgi alanına girmi oluyorsunuz. Telefonunuzun Türk operatörlerinden sinyal alabilmesi için IMEI bilgisinin TK’ya kayıtlı olması gerekiyor. Yerel pazarda satılan telefonlar zaten kayıtlı olduğu için endişelenecek bir şey yok. Yurt dışından getirdiklerimiz ise bize böyle bir problem armağan ediyor. Eğer yurt dışına siz çıktıysanız ve bir defalık bu işi kendi pasaportunuz üzerinden yaptırabilirsiniz. Bu pasarport üzerine ancak iki yıl sonra yeni bir IMEI kaydettirebilirsiniz. Getirttiğiniz telefon kayıtlı değilse, sizin de kaydettirecek durumunuz yoksa, bir ay içinde yurt dışından yeni gelmiş birini aramanız lazım. Pasaport kaydını garantileyene kadar telefona yerli SIM kart takmayın. Çünkü taktığınız zaman telefon için ecel çanları çalmaya başlıyor. TK size 15 gün süre tanıyor. Bu süreyi tüketmemek için önce pasaport kaydı yapacağınız kişiyi bulun ve o vakit SIM kart takın.

Bunlar değerli bilgilerdir. Lütfen es geçmeyin.

Netice

Türkiye’ye gelmediği için sabırsızlanıyorsanız ya da Türkiye’deki fiyatları beğenmiyorsanız siz de yurt dışından bir iPhone 4 bakıyorsunuz demektir. Size tavsiyemiz, ABD’dekilerden ya da oradan gelenlerden uzak durun. İngiltere ve Fransa’nın iPhone 4′ü şu an için en makulu.

Güncel Not: iPhone 4 SIM kilidi nihayet kırıldı. Unlock yayınlandığında ABD’den alınan iPhone’lar Türkiye’de Turkcell, Vodafone ve Avea kartlarıyla çalışabilecek.

Amerika’dan iPhone Satın Alma Rehberi

Mayıs 15, 2010 by · 16 Comments 

[Kasım 2011 Güncellemesi: Aşağıdaki yazıdaki bilgilere ilave olarak daha güncel bir yazımız var. Lütfen dikkate alınız.]

Amerika Birleşik Devletleri, iPhone‘un ana vatanı sayılır. Üretici Apple, ABD’nin California eyaletinden yönetiliyor. Her ne kadar üretim Çin‘de yapılsa bile, tıpkı cihazın arkasında yazdığı gibi tasarım California‘da bitiyor. Ne zaman yeni bir model çıksa, ilk olarak ana vatanında, Amerika’da satışa sunuluyor. Avrupa ve Asya’ya yayılana kadar biraz zaman geçiyor. Bu süre zarfında, Amerika ile diğer ülkeler arasında cihaz akışı başlıyor. Amerika‘ya gidene iPhone ısmarlanıyor.

Amerika’dan iPhone almak peki neye mal oluyor? Ne sorunlar çıkartıyor? Rehberimizde bu işi masaya yatırıyoruz.

Amerika’dan alıyoruz, çünkü daha memlekete gelmedi!

Eğer ürün yerel marketlere ulaşmadıysa, Amerika’dan almak veya aldırmaktan başka şansınız yok. Tıpkı güncel iPad vakıası gibi. Yakında iPhone 4G çıkacak ve diğer ülkelerdeki meraklılarını çatlatmaya yetecek bir süre sadece Amerika’da satılacak. O nedenle, cihaza sahip olmak isteyen için Amerika’dan satın almaktan / aldırmaktan başka yol yok. (İkinci el satın alma alternatifini göz ardı ederek konuşuyoruz.)

Amerika’dan alıyorız, çünkü daha ucuz!

Evet, haklısınız. Amerika’da iPhone, diğer memleketlere göre daha ucuz. Ülkedeki en büyük iletişim operatörü AT&T, iPhone’un Amerika’daki tek yetkili satıcısı. Amerika’da satılan her iPhone, AT&T’nin. AT&T, tüm iPhone’lara kendi operatörünün kilidini koydurmuş, başka operatörle çalışmasın diye. Bundan dolayı cihazı Türkiye’de kullanabilmek için jailbreak + unlock uygulamanız kaçınılmaz oluyor.

AT&T, iPhone’u iki türlü satıyor: sözleşmeli ve sözleşmesiz. Sözleşmesiz satışta iPhone 3GS 16gb cihazı 600 dolara satılıyor. Buna cihazı aldığınız eyaletteki satış vergisini de eklediğinizde yaklaşık 650 dolar (California için) yapıyor. Şu anki kur üzerinden hesap ederseniz, bu yaklaşık 1,000 TL demek. Türkiye’de iPhone’u en düşük 1,500 TL’ye aldığınıza göre, Amerika’dan gelen iPhone %30 daha ucuz.

Ya AT&T sözleşmesiyle alırsanız… iPhone 3GS 16gb 200 dolara satılıyor. İlk ayın faturası en düşük 69 dolar. 35 dolar aktivasyon ücreti kesiliyor. İptal tazminatı 175 dolar. Cihaz sizde kalıyor. Sözleşme bitiyor. Vergiyi de ekleyelim. Eğer her nedense, belirli üç eyaletten birindeyseniz (California dahil) vereceğiniz vergi esas satış fiyatı olan 600 dolar üzerinden. Diğer eyaletlerde 200 dolar üzerinden. Biz en kötü senaryoyu düşünüp 50 dolar ekleyelim vergiyi. Takribi 550 dolara çıkıyor masrafınız. Yani TL’ye vurduğunda 800 küsür. Neredeyse Türkiye fiyatının yarısı. Değmez mi?

Her Şey Güllük Gülistanlık mı?

Öncelikle tedarik konusu var. Amerika’dan bir iPhone’u tedarik etmek için AT&T sizden Sosyal Güvenlik numarası istiyor. Yani yerleşik ve sigortaya kayıtlı bir Amerikalı olmanızı bekliyor. Sözleşme için kesin gerekiyor. Sözleşmesiz satış için de kişisel hakları vs. zorlarsanız sigorta numarası olmadan alabiliyorsunuz. Kendiniz uğraşamıyorsanız orada bulunan bir tanıdığınız sizin adınıza alabilir. İnce bir nokta var. Eğer sözleşmeli alacaksa, sözleşmeyi bozma üzerine fazla soru sormamalı. Çünkü adamlar, sözleşme bozmaya niyetli kişilere “ticaretini yapacak” gözüyle bakıp zorluk çıkarabiliyorlar.

Bir diğer yol da, Türkiye’de Gittigidiyor ve Sahibinden, Amerika’da Craiglist ve Ebay gibi siteleri tercih etmek. Yani “ikinci el”den almak. Ebay üzerinde profesyonel olarak sıfır iPhone satışı yapanlar var. Craiglist üzerinde bol miktarda dolandırıcı mevcut. Türkiye’de de dikkatli olmak lazım. Yanıltılabilirsiniz.

Ağzımızın Tadını Bozan Şey: SIM Lock

Amerika’dan alınacak bir iPhone’un en önemli sorunu bu: AT&T kilidi. AT&T, tüm Amerikan halkının da nefretini kazanmayı başararak  her iPhone’u kendine bağlıyor. Amerikan iPhone’ları istisnasız AT&T sim kartlarına bağımlı. Telefonun aktive olması ve sinyal alıp çalışabilmesi için mutlaka AT&T kartı gerekiyor. Başka bir kart ile aktive olamaması demek, telefonun başka ülkede PDA olarak bile kullanılmasını engelliyor.

Telefonu Türkiye’de kullanacaksanız, mutlaka (yazılımsal veya donanımsal) “unlock” işlemine tabi tutulması gerekiyor. Avrupa’da SIM kilitli satılan telefonlar, müşterinin talebi üzerine açılabiliyorken, Amerika’da bu kesinlikle uygulanmıyor. AT&T’nin henüz bir iPhone kilidi açtığı görülmedi. O nedenle jailbreak + unlock kaçınılmaz.

Önemli bir uyarı daha. Şu an Amerika’da satılan telefonlar en güncel iPhone OS 3.1.3 sürümüyle satılıyor. Bu firmware’de, SIM kilitten sorumlu modülün (baseband) sürümü de 05.12.01. Bu baseband sürümü için henüz “unlock” yayınlanmış olmadığı için Amerika’dan gelecek bir iPhone’un ülkemizde değeri sıfır.

Dikkat

  • Yurt dışı kaynaklı iPhone alırken, Amerikan olup olmadığına mutlaka bakın.
  • Eğer Amerikan versiyonu ise, firmware ve baseband sürümlerini ve bu sürümlerin o an için jailbreak + unlock muamelesine uygun olup olmadığını mutlaka öğrenin. (Uygun değilse almayın, parayı kediye yüklemeyin.)
  • Satılan iPhone‘un güvenli firmware sürümü eski ise (yani güncel sürümden önceki bir sürüm ise)  yine almayın. Çünkü eski sürümün muhtemelen SHSH imzaları kayıtlı değildir. Eğer kayıtlı ise, problem yok.
  • Eğer Amerikan iPhone’u ise mutlaka bir AT&T kartını da yanında isteyin, alın. (Sırf aktive etmek için bile bu kart hayat kurtarabilir.)

Riski sıfırlamak için altın kural:

Eğer o anki güncel Apple firmware ve baseband versiyonları jailbreak + unlock yapılamıyorsa Amerikan iPhone’u almayın.

Güncelleme:

ABD’den iPhone 4 almanın avantajlı yanı şimdilik sona ermiştir. Çünkü AT&T cayma ücretini iki katına çıkarmış ve cihaz ücretini toplamda artırmıştır. Şu an için en iyi iPhone 4 alma memleketi İngiltere gibi gözükmektedir. Okuyucularımızın bilgisine sunarız.

Web Analytics